Y

Bir gönül inceligidir, bir insana degerli olduğunu hissettirmek.

Y

, bir kitap okudu
Puan vermedi·448 syf.··
5 günde okudu
·
2025 21. kitabı
Ahmet Ümit
8.5/10 · 13,3bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·448 syf.··
2025 21. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2025 19:33
Bu kitapta olaylar... aslında pek olay yok. Ama bir hissiyat var ki, sanki sayfaların arasına ince bir melankoli sürülmüş, üstüne de taşra tozu serpilmiş. Okurken burnuma soba dumanı ve geçmişin pişmanlığı kokusu geldi. Karakterler öyle Hollywood kahramanı gibi değil. Hatta çoğu, “Ben zaten bu hayata yanlış otobüsle geldim,” hissiyle yaşıyor. Ama o yanlış otobüs o kadar tanıdık geliyor ki, ister istemez cam kenarına oturup manzarayı izliyorsun. Yazar “yazayım da okuyucu yerinden zıplasın” dememiş. Daha çok “ben yazayım, kim anlıyorsa ne âlâ” demiş. Ve bence iyi ki de öyle demiş. Çünkü cümleler zaman zaman aforizma gibi geçip gidiyor, bazen de bir çay molasında dayıya dönüşüyor: “Evladım, dünya öyle bir yer değil…” Yırtıcı Kuşlar Zamanı, dramı elinde tutup ağlatmıyor, komediyi gösterip güldürmüyor, ama ikisinin arasındaki o ince çizgide yürürken omzuna hafifçe dokunuyor. Sıradanlığın edebi hâli gibi. Ya da şöyle diyeyim: Kuşlar bile boş yere yırtıcı değilmiş, onu anladım.
Yırtıcı Kuşlar ZamanıAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 202413,3bin okunma
Puan vermedi·235 syf.··
2025 20. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2025 22:44
Kitabı açtım, daha ilk sayfada “Pal Sokağı” diyor. Dedim “aha mahalleye girdik.” Meğer mahallenin çocukları değil, organize suç örgütüymüş bunlar. Her çocuğun rütbesi var. Nöbet var. İzin kağıdı var. Az kalsın sabah içtiması okuyorlardı. Şaşırdım, çünkü biz çocukken sopayla birbirimizi kovalarken “benim kalemimi alanı döverim” kültüründeydik. Bunların derdi: Kum. Evet, yanlış duymadınız. Bildiğiniz boş arsa, ama bunlar için Mekke. Tapulu mal gibi savunuyorlar. Araya başka çocuklar girmeye çalışıyor: Kızıl Gömlekliler. Bunlar da başka mahallenin “kombin yapmayı bilen” çocukları. Üst baş kırmızı, tarzlar yerinde. Amaçları: Kumluğu ele geçirmek. E yani, gayet modern bir işgal planı. NATO görse kıskanır. Kitap bir yerden sonra o kadar duygusallaşıyor ki, elimde mendille “ben bu çocukları tanımıyorum ama yanlarındayım” dedim. Hele final… finalde kitap değil, ben bittim. Son sayfada “bi dakika ya bu neydi şimdi?” Sonuç: Bu kitap “çocuklar oynuyor” diye başlayıp, seni 1800'ler Budapeşte’sine sürükleyip “biraz acı, biraz terli, bol kumlu dram ister misin?” diye soruyor. Ve sen de “evet” diyorsun, çünkü çocukluk dediğin şey bazen bir kumluk uğruna verilen savaştır.
Pal Sokağı ÇocuklarıFerenc Molnar · Yapı Kredi Yayınları · 202536,3bin okunma
Bazı insanlar sadece bir kez kaybedilir. Bir daha hiç bulunmazlar.