Tolstoy bu kitabı yazarken kesin şöyle bir ruh hâlindeydi:
“Ben insanları seviyorum ama biraz da sınamak istiyorum.”
Sonuç?
Rus sosyetesi + duygular + bolca yanlış anlaşılma = bin sayfalık stres topu.
Anne Karenina sahneye giriyor ve roman bir anda Kanal D dram kuşağına dönüyor.
Kadın öyle bir aura ile geliyor ki, ortamda çay demleyen samovar bile “Bana ne oluyor?” diye terliyor.
Kısacası:
Anne Karenina, duygularla kavrulmuş, sosyete sosuyla marine edilmiş dev bir Rus salatası.
Okurken hem “Bu insanlar çok karışık” diye gülüyorsun, hem de “Tolstoy bunları nasıl bir araya getirdi ya?” diye hayret ediyorsun.
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,5bin okunma