EMRE YILMAZ

EMRE YILMAZ
Hemşire
Yüksek lisans
İstanbul
51 okur puanı
Temmuz 2020 tarihinde katıldı

EMRE YILMAZ

, bir kitap okudu
Puan vermedi·296 syf.·
2026 10. kitabı
Madeleine Albright
8/10 · 7 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Unutmayalım, bütün çeşmeler ölüme susayanlar içindir..."
Sayfa 89·Kitabı okudu
Puan vermedi·506 syf.··
2026 7. kitabı
Şerafettin Pektaş’ın eseri, Türkiye’de 1980’den bu yana emeğin ve örgütlü toplumun nasıl sistematik bir tasfiyeye uğradığını çarpıcı bir netlikle ortaya koyuyor. Dışarıdan bakan bir göz için bu kitap, sadece bir ekonomi tarihi kronolojisi değil; sermayenin işçi sınıfına karşı kazandığı zaferlerin ve işçi sınıfının mevzi kayıplarının anatomisidir. Bir sendikacı olarak bu yıkım tablosunu okuduğumda gördüğüm şey, neo-liberalizmin sadece fabrikaları değil, bizzat dayanışma kültürünü hedef aldığıdır. Pektaş; özelleştirmeleri, güvencesizleştirmeyi ve taşeronlaştırmayı anlatırken aslında işçinin işçiye düşman edildiği, rekabetçi bir hayatta kalma girdabını tarif ediyor. Kitaptan Sendikal Mücadeleye Kalan Üç Temel Ders: **Sendika Sadece Ücret Pazarlığı Yeri Değildir: Pektaş’ın analizleri, sömürünün sadece fabrikadaki mesaiyle sınırlı olmadığını; vergi politikaları, zamlar ve özelleştirmelerle (tali bölüşüm alanında) sürdüğünü kanıtlıyor. O halde sendika, sadece TİS masasına sıkışamaz; iktidarın tüm ekonomi politikalarına karşı politik bir mücadele aracı olmak zorundadır. **Yabancılaşmayı Kırma Alanı:Neo-liberalizm işçiyi apolitikleştirdi. Sendikalar, işçinin sadece aidat ödediği bürokratik yapılar olmaktan çıkmalı; işçinin kendi kaderi hakkında söz söylediği, politik yabancılaşmayı kırdığı birer özgürleşme aygıtına dönüşmelidir. **Rekabete Karşı Sınıf Dayanışması:Sermaye işçiyi yalnızlaştırıp esnek çalışmaya zorlarken, bizim bu neo-liberal kuşatmaya vereceğimiz tek yanıt, fabrikalarda ve havzalarda dayanışmacı bir pratikle insanileşmiş ilişkileri yeniden kurmaktır. Sonuç Dışarıdan bakıldığında bu kitap bir "yıkım" hikayesi gibi görünebilir. Ancak içeriden, mücadelenin içinden bakan bizler için Pektaş’ın çalışması, düşmanın stratejisini deşifre eden bir kılavuzdur. Türkiye
Türkiye’de Neo-Liberal Yıkım SüreciŞerafettin Pektaş · Kitap Dostu Yayınları · 20171 okunma
Emekçiler, örgütlülüğün gelişmesine paralel olarak kendilerine güvenleri artarken, ekonomik-toplumsal yaşamı etkileyebileceklerini ve bunu sağlamanın yolunun da her alanda demokratik örgütlenmeden geçtiğini yaşayarak öğrenmişlerdir. Bu nedenle işçilerin özgürleşme mücadelesinde sendikanın kendisi de bir özgürleşme aracı olmalıdır. Bireyler özgürlüklerini katılım içinde ve katılım aracılığıyla sağlayacaklarına göre, sendika, işçilerin politik yabancılaşmayı kırdıkları, yani kendi kendilerini birlikte yönettikleri bir araca dönüşmelidir. Siyasi güç, sınıf mücadelelerinin asli bir öğesi olduğuna göre, sendika bir politik mücadele aracı olmalıdır. Üretimi örgütleme hakkı siyasi güce dayalı bir egemenlik ilişkisi olduğuna göre, sendika emek sürecindeki bu özgürlük ihlaline karşı çıkış aracı işlevini görmelidir. İşçi sınıfı insani gereksinimlerini rekabet içerisinde karşılamaya zorlanırken, sendika, işçiler arasındaki ilişkileri dayanışmacı bir ideoloji ve pratik ile insanileştiren, insanileşmiş ilişkilerin olanaklılığını kanıtlayan bir mücadele aracı olmalıdır. Ancak, bölüşüm çatışması sadece asli bölüşüm ile sınırlı kalmayıp aynı zamanda tali bölüşümü de kapsadığına göre, sendika fiyat politikaları, mali veya parasal politikalar ve KİT'lerin özelleştirilmesine karşı da kavga vermelidir.
Sayfa 490·Kitabı okudu