Kesin bir anlamı ya da amacı olduğunu söyleyemem. Ama şunu söyleyebilirim. Yaşamanın amacı, varsa eğer, mutlu olmak değil, bilgeleşmektir. Yaşamak; haz almak, sürekli kesintisiz biçimde mutlu olmak, bir cennet içinde yaşamak ya da acıdan muaf olmak değildir. Yaşamanın amacı olsa olsa anlamaktır; anlamaya çalışmaktır. Sonra da kabullenmektir. Sükunettir, dinginliktir ve elbette ahenktir.
Anlamlı bakarsak, dünya anlam kazanır; ama en temele, soyunmuş gerçeğe olduğu gibi ve olduğu kadarıyla bakarsak anlam yoktur; çünkü gerçeğin anlamla bir işi yoktur; o kendi içinde mutlak bir bütündür, kendisiyle çelişmez.