Ben de bir bilet istiyorum bu gemiye doktor, ben üstelik abonman istiyorum, paso istiyorum; dilediğim gemiye binmek, dilediğim parmaklıklarda başımı serinletmek istiyorum. (Alıntı)
-Ve eğer mümkünse, rüzgarın yönünü de değiştirmek istiyorum. Herkes gibi ben de yönümü kaybetmek hakkına sahibim, değil mi? Haritasız bir denize açılmak, pusulasız bir geceye teslim olmak… Belki o zaman unuturum kendimi; kendimi, evet… O anlamsız cümleleri kimin kurduğunu bilmediğim, ama nedense benim üstüme kalan tüm kelimeleri.
Gemi kalkıyor doktor, duyuyor musun? Düdüğü çalıyor hayatın, ama ben hep yanlış iskelede bekliyorum. Hep geç kalıyorum. Hep başkasının biletiyle hayal kuruyorum. İnsan neden kendi hayaline bile yabancı olur, doktor? Neden hayal ettiğimiz her şey biraz başkasının olur?
Ben paso istiyorum çünkü yoruldum kontrol edilmeye. Her limanda biri soruyor: Nereye gidiyorsun, kim için, neden? Bilmiyorum diyorum, bilmiyorum ama gitmem gerek. Bu da mı yetmiyor onlara? Gitmek için illa bilmek mi gerekir?
Belki bu yüzden yazıyorum doktor. Belki bu yüzden konuşuyorum boşlukla. Çünkü bazen tek cevap sessizliktir. Ve ben bu sessizliğe binmek istiyorum, evet, bir gemi gibi…(me)