bütün duygularım işgal altında
tüm kalelerim zapt edildi
içgüdülerimle hareket ederdim
bedenim
bana ihanet edene kadar
bildiğim bütün küfürler
sırasıyla dökülürken dilimden
nefret dolu bakışlarını
süzerken
karşımda
sen
ve
döktüğün
gözyaşların
gözyaşların
sızlatmazdı artık yüreğimi
çünkü
tatlı bir kadındın
acı bir bira
şafak vaktiydin
geceden kalan
bir kaç anıyla
Ruh'umu dünyaya sığdıramadım ama
Karanlığa gömülen yüreğime seni sığdırdım
Aydınlat diye benliğimi
Binlerce kez beter olsun gece,
senin ışığın yoksa içimde . .
Sen Geldin
Baharı getirdin
Güneşi gören bir çiçek gibi
Mahkumiyetimde ömrümün
Rüyalarımda bir yer açtın
Önce seni sevdim
Sesine tutuldum
Bir mendile serpilen
Kokunu çektim içime
Sonra
Yüzün değdi yüzüme
Ezberledim her halini resimlerde
Saçlarında bulutlar dalgalanırdı
Kar tanecikleri barındıran
Bir dünyayı simgeliyordun gözlerinde
İçinde yeşillikler barındıran
Kolektif bir şiir gibiydi tenin
Ortaokul yıllarımda Türkçe öğretmenimin verdiği bir ödev ile bir yetiştirme yurdunda bulunan bir arkadaşımla yaptığım mektup arkadaşlığından sonra bağlantımızın kopması ve yıllar içinde onu, bana mektuplarında anlattıklarını ve hayallerini gerçekleştirip gerçekleştiremediğini merak ederek kendimce ona bir gelecek hayal etmekle başlayan ilk romanım... Arkadaşım hayallerine ulaştı mı bilemiyorum ama ben kendi hayalimi gerçekleştirip bu kitabı çıkardım.. Ben yazarken büyük bir keyif aldım, umarım okuyanlar da aynı keyfi alır...