Irkçılık Fransa' da doğdu, Almanya' da gelişti, Amerika' da uygulanmaktadır. Sevgili Amerika bir yanda sulhun, hürriyetin havarisidir, bir yanda kendi vatandaşlarına kuduz köpek muamelesi yapar.
S.S.C.B., A.B.D., NATO vs. Bu rastgele harflerin arkasındaki gerçeği keşfedebilmek için büyük emekler harcamak zorundayız. Birbirleriyle dövüşen, birbirleriyle çatışan insanlar değil, harf yığınları. Büyük milletler, kişiliklerinden vazgeçip alfabenin işaretlerine sığınınca, insanlar da sloganlara teslim oldular. Sloganlar da mânâsını idrâk edemediğimiz onbeş-yirmi harf kümesinden ibaret değil mi? Düşünce yok artık. Kinler de, sevgiler de birtakım işaretlerin emrinde: Kızıl karşısında kuduran azgın boğalar gibiyiz.
Burke'ün dediği gibi, cân-ı gönülden yapılan her şey güzeldir. Biz hiçbir şeyi cân-ı gönülden yapmıyoruz. Onun için davranışlarımızda ciddiyet ve samimiyet yok. Acaba harfler değişmese, netice çok mu farklı olurdu? Birikim yokluğunun bütün günahını harf inkılabına yükleyebilir miyiz? Sanmıyorum.