“İmam Gazali, Dil Belası adlı eserinde çok gülmenin zararlı olduğunu şöyle bir hikayeyle anlatmıştır.”
Bir gün salih bir zat, çokça gülen bir delikanlıyı görür ve ona şöyle der:
Ey genç! Bu kadar gülme. Çünkü çok gülmek kalbi öldürür, ameli boşa çıkarır.”Genç ise bunu hafife alır ve yine gülmeye devam eder. Aradan yıllar geçer, o gencin durumu kötüleşir.
Ölüm döşeğine düştüğünde çevresindekiler onu ağlar ve pişman bir halde görürler. Sebebini sorduklarında şöyle der:
Ben çok gülerdim. Gülüşlerim beni gaflete sürükledi. Kalbim katılaştı, günahları hafife aldım. Şimdi ölüm bana geldiğinde, o hafife aldığım şeylerin aslında ne kadar ağır olduğunu görüyorum.”
Genç ölüm anında şiddetli bir pişmanlık çeker ve şöyle der:Keşke o gün bana söylenen nasihati tutsaydım. Çünkü aşırı gülmek insanı Allah’ı anmaktan uzaklaştırır, kalbi karartır.”
İmam Gazâlî bu kıssanın sonunda şöyle der:Kalp karardığında göz ibret görmez, kulak hakkı duymaz. Aşırı gülmek, kalbi gafletle doldurarak insanı felakete sürükleyen bir beladır.”
Hz. Ömer (r.a) ve Hadis-i Şerif
Hz. Ömer (r.a) demiştir ki:“Çok gülenin heybeti az olur. Şaka yapan hafife alınır. Bir şeyi çok yapan onunla anılır. Çok konuşanın yanlışı çok olur. Yanlışı çok olanın hayası azalır. Hayası az olanın takvası az olur. Takvası az olanın kalbi ölür.”
Bir de çok gülmek insanın ahireti unuttuğunu gösterir. Resul-i Ekrem (s.a.v) şöyle buyurmuştur:“Benim bildiklerimi bilseydiniz az güler çok ağlardınız.”