Bir yalancı öyküdür insan,
Sararan yaprak misali geçip gider hayattan.
Ot bile bitmez kiminin mezarında,
İkinci bir ölümü yaşar, unutulup hatırlanmamaktan.
Yaşlandıkça, kadere boyun eğip mezarlıklar kadar sessizleşiyor,
Söndürülmüş mum gibi susuyor insan.
Hayattan koparılmış dala dönüyor,
Su gibi çukurunda kuruyor insan.
Günü yaşayanlar, ömrünün son baharındakilerin hissiyatını fark etmiyor,
Issız bir köşede unutuluyor insan.
annem;
sen gittin,
mekân dağıldı.
geriye
ıslak bir sessizlik kaldı.
.
sen görünmüyorsun,
ama her yeri dolduruyorsun.
ben
bir evin içinde değil,
hatıraların içinde dolaşıyorum,
her nefes alışta
sana çarpıyorum.
.
annem anladım ki;
-yokluk
bazen en dolu şeymiş-