Mihail Bulgakov’un Köpek Kalbi, aslında küçük hacimli ama derin anlamlar barındıran bir eser. Kitap, bir bilim deneyi üzerinden toplumsal dönüşüm, etik, insan doğası ve bilim–iktidar ilişkisini sorguluyor.
Okurken bir yandan “bilimin sınırı nerede olmalı?” sorusu akla geliyor, diğer yandan da insanın iç dünyasının değişmeden, sadece dışarıdan müdahalelerle “iyi” bir hale getirilemeyeceği işleniyor.
Yazarın ironik ve yer yer kara mizah dolu üslubu, Sovyet dönemi eleştirisini açıkça hissettiriyor ama bugüne de çok şey söylüyor. Özellikle insan–hayvan karşılaştırmaları ve sadakat teması oldukça çarpıcı.
Kısacası Köpek Kalbi, hem düşündüren hem de edebi açıdan tatmin eden bir eser. İnce ama yoğun bir metin arayanlara kesinlikle önerilir.