Hicret

Hicret
@Yagmurkizi
Geçmiş geçmişte kalmıştır. Gelecek ise daha gelmemiştir. O vakit anı yaşamalı yaşadığı anın hakkını hâk ile vermeli
muallime
İstanbul
Mardin, 1993
129 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
Hamidiye Dönemin Mimarı
Puan vermedi
Hamidiye Dönemin Mimarı            ༄ ༄ ༄ Osmanlı İmparatorluğunun son dönem sultanlarından II. Abdülhamid (1842-1918), yüklenen görev ve sorumluluklar çerçevesinde yaşanan kritik ve zor süreçlerde devleti yönetmiş, bir devlet adamıdır. Dönemin şartları içinde uyum ve kabiliyet göstermeye arz eden II. Abdülhamid, 33 yıllık saltanatında birçok faaliyette bulunarak etki gücünü genişletmiş kendi dönemine ‘Hamidiye’ karakterini kazandırmayı başarmıştır. Doğu inanç ve değerlerini kaybetmeden köklerine inanç bağlamında sadık olan Hamidiye dönemi; çağın teknik ve sınai buluşlarını uygulama ve geleceğe taşıma çabalarını hayata geçirmeyi başarmış ve birçok faaliyeti gerçekleştirmiştir. Eğitim, ulaşım ve askeri reformlarla devletin gelişmesi hususunda önemli gelişmeler getiren Sultan Hamid; 93 Harbi ve Balkan Savaşları büyük yıkım ve hezimeti getirmiştir. II. Abdülhamid kişiliği ve zihniyeti üzerinden yönetimi ve dönemi ele alma ve izah etme gayretiyle psikolojik tarih ve sosyal psikoloji alanlarında Necmettin Alkan, “Sultan II. Abdülhamid – Arafta Bir Hünkâr” çalışması psikobiyografi türünde bir çabadır. II. Abdülhamid’in doğduğu ve yetiştiği zamanın ruhu, şehzade, veliahd ve kişisel özellikleri, gençlik yılları, veliahd yani kalfalık yılları ve son olarak hükümdarlığı yani ustalık yılları bölümleriyle kişiliği ve zihniyeti dem vurularak konuların alanı genişletiliyor. Mabeyn Ferikî, Eğinli Said Paşa, Küçük Said Paşa, Başkâtibi Tahsin Paşa, Doktor Hüseyin Âtıf Bey, Ayşe Sultan, Paris Sefiri Münir Paşa ve Vambery gibi önemli şahsiyetlerin hatıratları yanında Türk, Alman ve Avusturya gazetelerine de başvurularak Sultan Hamid’in portresi çizilmektedir. Batı Avrupa’sının mevcut kurumsal ve kültürel yenilikleri, Osmanlı için model olan rakip hâline gelmişti. Devletin ve
Siyasi Tarih
Sultan II. AbdülhamidNecmettin Alkan · Kronik Kitap · 202384 okunma
Hicret
Emeginize saglik hocam
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Deruni Miras İle Kazanılmış Bir Hissiyat
10/10
·208 syf.··
2023 6. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 05 Temmuz 2023 15:02
Deruni Miras İle Kazanılmış Bir Hissiyat ❈❈❈ İslâm, Uzak Doğu ve Batı düşünce sistemlerini yakından ve derinlemesine inceleyen Japon Bilim insanı Toshihiko İzutsu (1914-1993); Japon Keio Üniversitesi, Kanada McGill Üniversitesi öğretim görevliliği ve Tahran İmparatorluk Felsefe Akademisi üyesidir. Dillerin girift ve karmaşık yönlerini fevkalâde bir kavrama yeteneğine sahip, metinlerin gramatik ve dilsel yapılarını dikkatle analiz eden profesör Toshihiko İzutsu; otuzu aşkın dili sorunsuz ve akıcı bir şekilde konuşup anlayan, otoritesi dünyaca kabul edilmiş bir dil dâhisidir. İslâm düşüncesinin derûnî boyutlarına, bunun girift ve karmaşık usul ve şekillerini açıklık ve sempati ile inceleyen profesör Toshihiko İzutsu; Kur'an'da Dinî ve Ahlâkî Kavramlar, Kur'an'da Allah ve İnsan, İslâm Düşüncesinde İman Kavramı gibi çevrilen ve çevrilmeyen birçok kitabı vardır. ‘Vahdet-i Vücûd’, ‘her an ve sürekli yaratma’, ‘tecelli’ ve ‘varoluş’ gibi kavramlarla İslâm düşüncesinin ‘esoterik’ boyutunun derûnî merkezine “İslâm Mistik Düşüncesi Üzerine Makaleler” kitabıyla; ‘Nûr-Zulmet’ paradoksu, Meta-Felsefesi, ‘Mistisizm’ ve ‘Çok-Anlamlılık’, ‘Aynü'l-Kudât Hemedânî'nin Mistik Felsefesi’, ‘sürekli yaratma’ ve son olarak ‘Egzistansiyalizm’ konularıyla on başlık ele alınmaktadır. ‘Varlık (vücûd)’ terimi, ârızî ve izâfî meseleleri Müslüman filozoflar tarafından gerçekliğin mantıksal, gramatik analizi, yüklemsel ya da kategorik bir araz; oluş, başkasında var olma, başka bir şeyde var olan nitelik veya sıfat olarak anlaşılma sürecinde ‘İslâm Metafizik’ düşüncesinin temelini oluşturma gayretindeydi. ‘Varlık’, ‘Mutlak’, ‘Gerçeklik’ kavramlarının zihinsel dinamikleri ve boyutları Doğu’nun felsefe okullarında varlık sancısı çekerek hakikî ve derin bir felsefî anlayış kazandı. Farabi,
Tasavvuf Felsefesi
İslam Mistik Düşüncesi Üzerine MakalelerToshihiko Izutsu · Anka Yayınları · 200213 okunma
Hicret
Emeginize sağlık hocam 👏
En sevdiğim kitap karakterlerinin cümleleriyle bir alıntı defteri yaptım. 1-30 arasında bir sayı söyleyin size denk gelen alıntıyı söyleyeyim🌸🌸
Kitap Alıntısı
Hicret isimli okura yanıt verildi
Hicret
Tesekkur ederim
En sevdiğim kitap karakterlerinin cümleleriyle bir alıntı defteri yaptım. 1-30 arasında bir sayı söyleyin size denk gelen alıntıyı söyleyeyim🌸🌸
Kitap Alıntısı
Hicret
29
Tabiatın Manevî Yönü
Puan vermedi·416 syf.··
2023 4. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2023 22:17
Tabiatın Manevî Yönü ⭑ ◌ ⭑ ◌ Aklımızın geniş ufku, ruhumuzun derin hissiyatı tabiat karşısında mukaddes bir boyanın siluetini idrak edebilir. İlahîlik nufûzu bir çim yaprağından Everest Dağı’na kadar her şeyin içerisinde ve Kutsal Ruh’un evi olmuştur. Dünya, İlâhî olanın tecessümü... Manevî arayış, kalbimizde başlayıp dünya sahralarında dolaşıp yine kalbimize gelen bir yol... Görünmez ve sonsuz olan Tanrı’yı görmek ve yakınlaşmak entelektüel tefekkürün ve manevî arayışın birer uzantılarıdır. Her yerde ve her şeyde Tanrı’yı görmek; “İlâhî cihetler”in sembolize olmaları önemli bir ayrıntıdır. Bunu ağaç örneğiyle anlamaya çalışırsak; Tanrı şu ağaçtır diyemeyeceğimiz gibi o ağacın Tanrı olduğunu da söyleyemeyiz; fakat o ağacın belirli bir açıdan “Tanrı’dan gayrı bir şey” olmadığı söylenebilir ya da ağacın nâmevcut olmaması dolaysıyla hiç bir sûrette Tanrı olmayan bir şey olamayacağını söylemek mümkündür. Çünkü ağaç evvela bir varoluşa sahiptir, ardından onun minerallerinden ayıran hayata, sonra da onu diğer bitkilerden ayıran özel niteliklere sahiptir; tüm bunlar o ağacın yalnızca “hiçlik olmadığını” gösteren kanıtlar değil aynı zamanda onun Tanrı’yı şu veya bu şekilde tasdik edişinin -hayat, yaratılış, ululuk, cömertlik gibi- çok sayıdaki göstergeleridir. İnsanoğlu ve tabiat arasında ki âlem durmaksızın değişmektedir; algılayan öznenin kendi tecrübesini ilâhî saâdetin manevî lezzetine ve “Tanrı’yı anma”ya dönüştürme husûsundaki öznel kapasitesine tabiata uyumuyla yakın ilişkilidir. Manevî lezzetin ve Tanrı’yı anma tabiatın mukaddesata dönüşme hususunda özel bir yeri vardır. Farklı inançların tabiatla ilişkisi ve mukaddes görünümü büyük bir zenginlik arz eder. Orta Doğu, Asya, Kuzey Afrika, Avrupa ve Amerika’da gezilerle büyük dinlerin temsilcileriyle uzun
Felsefe-Düşünce
Her Yerde Tanrı'yı GörmekKolektif · İnsan Yayınları · 20187 okunma
Hicret
👏