“… biz insanlar, yeryüzünün gezgin işaretleri, dışarıya bir evle, bir yüz ifadesiyle, bir aileyle veya bir işle gösterdiğimiz hayatın köklerini içeriye; ruhumuzun dehlizlerine salar ve derinlere, arkalara itilen kimi düşüncelerin karanlıkta kalmalarına sebep oluruz. Bize bir durumun sonuna kadar gidebilme cesaretni, kuvvetini veya deliliğini sağlayanın akıl edebildiklerimiz ve aklımıza gelenlerden çok, hatırlayamadıklarımız, tahayyül edemediklerimiz ve hayal edemediklerimiz olduğunu unuturuz.”
“Memleketin çeşitli çevrelerinden çeşitli insanları tanımak ne büyük bir kazanç olur. ‘Halk’ deyip geçiyoruz. ‘Halk’ dediğimiz şey, sanki bir kalıptan çıkıyormuş gibi… Halkları meydana getiren kişilerin ruhlarındaki ayrıntıları tanımak lazım… Bu da ancak halkın çeşitli grupları içinde yaşamakla elde edilebilir.”