Yağmur Yıldırım

Yağmur Yıldırım
@Yagmurumm
İstanbul
9 Kasım 1990
198 okur puanı
Aralık 2018 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
10/10
·372 syf.··
2024 1. kitabı
·
142 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2024 22:18
"Türkiye'nin en mahrem yerinde görülmeyen, görmezden gelinen bir yara: Ensest. CNNTürk haber spikeri Büşra Sanay, yıllarca süren titiz bir çalışmayla ensest mağdurlarından ailelere, sosyologlardan ilahiyatçılara, hukukçulardan eğitimcilere, psikologlardan adli tıpçılara kadar her kesimden insanla konuşarak Türkiye'nin ensest tablosunu ortaya çıkardı." Bu kitap yetişkin olan herkes tarafından okunmalı diye düşünüyorum. Okurken içiniz parçalanacak ama maruz kalan insanların sistematik olarak yaşamaya devam ettiği iğrençlikler için "okumayı benim içim kaldırmıyor" deme lüksüne sahip olduğumuzu sanmıyorum. En azından bu rahatlığı yakıştırmıyorum kendime. Ülkemizde çocuk istismarına gereken hassasiyetin gösterildiğini düşünmüyorum. Bu konular hep kısık sesle konuşulur, üstü hemen başka gündemle örtülür. Yeteri kadar yer edinemez basında. Gerçek mücadele kabullenme ile başlar. Görmezden gelindiği sürece "Yetiştirdiğin ağacın meyvesini ilk sen yemez misin?" diyen babalar, öz çocuklarını istismar etmeye devam eder. Bazı tabuları yıkmadığımız sürece, istismarı öğrenen abiler, babalarının Kuran'a el basacağını söylediğinde babaya inanmayı tercih eder. "Babanın ihtiyacını gider, bak bize zarar verecek" diyen anneler mi istersiniz yoksa kızının kendisine tercih edildiği için kızından nefret eden anneler mi... Ya da 14 yaşındayken bir akrabasının tecavüzüne uğrayan ve evinden kaçıp sığındığı yerde töre kurallarına uymadığı için kurşunlanarak öldürülen Güldünya'lar mı? Birileri bunları yaşar ama bu tür haberler sosyal medyaya pek yansımaz. Çünkü toplumun rahatını kaçıran, verilen cezaların caydırıcılığını sorgulatan türden haberler bunlar. Çocuklar bunları yaşıyor, hem de öyle uzun süre yaşıyorlar ki bunu normal zannediyorlar. Geceleri herkesin babası yataklarına uğruyor zannediyor,
Kardeşini DoğurmakBüşra Sanay · Doğan Kitap · 20188bin okunma
Reklam
7/10
·432 syf.··
2024 2. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 22 Mart 2024 20:14
Bir dönem yazarlık yapmış olan Billy Wiles, nişanlısı komaya girdiğinden beri yaşamını barmen olarak sürdürüyor. Bir gün iş çıkışı arabasının camında bir not buluyor. Bu notta "Eğer bu notu polise götürmezsen, bir yerlerde güzel sarışın bir öğretmeni öldüreceğim. Eğer götürürsen onun yerine daha yaşlı bir kadını öldürürüm." yazıyor. Başta bunun bir şaka mı yoksa cinayet uyarısı mı olduğuna karar veremeyen kahramanımız, kendisini bir dizi cinayet olayının içinde buluyor. Gelinen noktada cinayetlerin bitmesi kadar, kahramanımızın kendi masumiyetini kanıtlaması da gerekiyor. Ve o güne kadar sıradan ve sıkıcı olan Billy için Hız başlıyor. Genel olarak beğendiğim fakat finalde bazı konuların açıklamaları benim açımdan çok tatmin edici olmayan bir romandı. Uzun uzun betimlemeler yerine içerik biraz daha derinleştirilebilirdi diye düşünüyorum.
HızDean R. Koontz · İnkılap Kitabevi · 200793 okunma
10/10
·184 syf.··
2023 6. kitabı
·
46 günde okudu
·
Okunma: 12 Eylül 2023 19:50
İçinde psikoloji, felsefe ve tarihi barındıran bu kitabı, insanın kendi içine yaptığı bir yolculuk diye tarif edebilirim. İnsanın kendini keşfetmesine, neden sonuç ilişkisi kurmasına ve kendisinin en iyi versiyonu olmak adına neler yapabileceğine dair ışık tutar nitelikte. Çok etkilenerek okudum, bazı yerlerinde edindiğim farkındalıklar insanın yüzüne tokat gibi çarparken; en çok kendim, nadiren de yakın çevrem adına birtakım çıkarımlarda bulunmama sebep oldu. Davranışlarımızın, duygu ve tepkilerimizin temelinde neyin yattığını yalın bir şekilde anlamamızı sağlıyor kitap. Kendimizi daha iyi tanıyıp ne yapmamız gerektiğine dair fikir veriyor. Tamamen ne istediğinize bağlı olarak size yol gösterip aydınlığa çıkartabilir. Yavaş ve sindirilerek okunması ve müfredatlarda yer alması gerektiğini düşünüyorum.
İnsan OlmakEngin Geçtan · Metis Yayınları · 202533,4bin okunma
10/10
·216 syf.··
2023 5. kitabı
·
88 günde okudu
·
Okunma: 29 Temmuz 2023 14:38
"11 Kasım 1997 günü Veronika kendini öldürme zamanının geldiğine karar verdi." Bu cümleyle başlıyor kitap. Veronika genç, güzel, oldukça sosyal bir kadın olmasına rağmen hayattan zevk alamıyor ve bir şeylerin hep eksik olduğunu hissettiği için yaşamının anlamsız olduğunu düşünüp son verme kararı alarak, kaldığı odada ilaçlar içerek intihar ediyor. Bir akıl hastanesinde gözlerini açtığında intihar girişiminin başarısız olduğunu, fakat içtiği ilaçların kalbinde bıraktığı hasar yüzünden bir haftalık ömrü kaldığını öğreniyor. İlk birkaç gün kimseyle bağ kurmamaya, onu yaşama tutunduracak hiçbir şeye yaklaşmamaya özen gösteriyor. Ölüm kaçınılmazken, yaşamayı istemekten korkuyor. İlk günlerin ardından arkadaşlıklar kurmaya başlıyor. Ve kendini yeniden keşfetme hikayesi, yaşama farklı bir açıdan bakmaya başlaması da beraberinde geliyor. Benim elimde teknik aksaklıklardan() dolayı üç ay sürünmesine rağmen kitap aslında oldukça sürükleyici, düşündürücü, sorgulatıcı türden. Zaten kitapta da akıl hastanesindeki herkes Veronika'nın birkaç gün içinde öleceğini bildiği için, durumu üzerinden diğer hastalar da kendi hayatlarında birtakım aydınlanmalar yaşıyorlar. Romanın ana teması, insanın hayatındaki anlam arayışı. Ana fikrine gelecek olursak da yine kitaptan bir cümle bitireyim, "Ölüm bilinci bizi daha yoğun yaşamaya yöneltir."
Veronika Ölmek İstiyorPaulo Coelho · Can Yayınları · 2020102,3bin okunma
9/10
·510 syf.··
2023 1. kitabı
·
82 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2023 14:19
Bu kitabı tek bir cümleyle özetleyecek olsaydım: "Zafere giden yolda her şey mübahtır" olurdu. Selçuklu sarayından kovulduktan sonra Alamut Kalesi'ni ele geçiren Hasan Sabbah, yaptığı intikam planları doğrultusunda dini kullanarak yeryüzünde sahte bir cennet kuruyor ve kendisini peygamber ilan ediyor. Yine kendi yarattığı fedailerini haşhaşlı haplarla etkisi altına alıp; güzel kadınların, yemyeşil bahçelerin, şarap ve haşhaşın göz boyadığı sahte cennetine gönderiyor. Onları, kendisi için gözünü kırpmadan canını verecek suikastçilere dönüştürüyor. Dokunabildiği herkesi amaçları doğrultusunda kullanıyor. Sabbah, kendi deyimiyle insanların saflığını kullanıp dine adanmışlığı politik emellerine alet ediyor. Bunun yanı sıra kitap, Büyük Selçuklu hükümdarı Melikşah ve Başvezir Nizâmülmülk ile Hasan Sabbah'ın çatışmalarını da ele alıyor. Bu cenneti adım adım nasıl oluşturduğu, sahte hurilerin kişilikleri ve hikayeleri, fedai olmaya giden yoldaki aşamaları, fedailerin hikayeleri ve karakterleri kitapta detaylı ve ilgi çekici şekilde işlenmiş. Fazlasıyla akıcı ve ben dilini çok sevdim, keyifle okudum. Herkese de okumasını tavsiye ederken, beni bu kitapla tanıştıran kıymetlime de teşekkürü es geçmek istemem Böylelikle bir devir daha kapandı
Fedailerin Kalesi AlamutVladimir Bartol · Koridor Yayıncılık · 201249,9bin okunma
Reklam