Yağmur Yıldırım

Yağmur Yıldırım
@Yagmurumm
İstanbul
9 Kasım 1990
198 okur puanı
Aralık 2018 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
3/10
·312 syf.··
2024 23. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 12 Aralık 2024 22:16
sessiz hastayı okuduktan sonra yazarın bu kitabı tamamen hayal kırıklığı oldu.. bu tarzda okuduğum en kötü kitaptı diyebilirim.. öncelikle yazar çok değişik bir şekilde anlatım yapmış birazı birinci ağızdan anlatılmış birazı üçüncü ağızdan anlatılmış.. konu bütünlüğü yok.. bi ordan anlatmış bi burdan anlatmış, hayal mi görmüş gerçeği mi yazmış karma karışık olmuş.. Kitabımız 300sayfadan oluşuyor.. Lana ünlü bir oyuncudur.. Eliot ona hayran bir aşık aynı zamanda en yakın dostu.. bir gün adada tatile giderler ve bir cinayet işlenir.. peki ölen kim son sayfaya kadar hepsinin öldüğünü düşünüyorsunuz çünkü sürekli hayaller anlatılıyor hani bazı filmlerde bazı sahneler vardır oyuncu ölür sonra bakarsınız ki sadece gözünde canlandırmış.. aynı onun gibi Kısacası sevmedim ve tavsiye etmiyorum..
HiddetAlex Michaelides · Domingo Yayınevi · 2024978 okunma
Yağmur Yıldırım
Şu an okuyorum iki üç güne biter. Sessiz Hasta’yı çok sevdiğim için yazarın Yitik Kızlar kitabıyla Hiddet’i de aldım. Yitik Kızlar hayal kırıklığı oldu ve bunu da çok severek okuduğumu söyleyemeyeceğim ama bakalım artık.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
6/10
·352 syf.··
2023 2. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2023 23:38
Kitabı çok beğenmedim, tamam sıkıcı demeyeceğim de ilk kitabı daha çok hoşuma gitmişti. Olaylar zinciri, kurgu ne bileyim ilk kitabı kadar beni sürüklemedi. Bu yazar da bazı yazarlar gibi ilk kitabında parlıyor sonrası aşağı doğru sönen bir yıldız mı olacak acaba? Bilemiyorum bekleyip göreceğiz de üçüncü kitabı da bu kadar kısa sürede yazarsa okur muyum? Oldukça şüpheliyim, pek sanmıyorum. Bazı cümleler hoşuma gitti kabul paylaştım da ama diğer yandan eksik buldum bazı yerleri var ve birkaç yeri de zorlama bulmadım desem yalan olur. İlk kitapta da zayıf yerler mevcuttu ama sanki onda o kısımları güzel kamufle etmişti. Bu ikinci kitabında ise pek başaramamış oraları örtmeye. İki kitapta da karakterlerin çocukluğunda gerçekleşen olaylar üzerine kuruyor hikayelerini. Tabii ki hepimizde geçerli çocukluğumızda yaşadıklarımız ileriki yaşamımızı etkiliyor ama bu kitapta çok saçma gelen birden fazla nokta var. Hadi diyelim paranormal şeyler yazıyor -özellikle bu kurguda var- yine de çok beğenmedim. Güzel örülmemiş olaylara bu paranormal şeyler. Neysem kötü demiyorum yarıda bırakmadım neticede ve bu gibi hikayleri seven okurların beğenisini alacağını da çok iyi biliyorum ama ben çok sevmedim sevemedim ve ilk kitabını daha başarılı buldum. Günümüz okurlara hitaben yazılmış iki kitap da hızlı az betimlemeli ki bu pek benlik değil. Nereye acele ediyoruz? Neden sırf hızlı hızlı gelişen olaylar ve bol diyaloglu kitaplar seviyoruz? Betimlemeden bucak bucak kaçıyoruz, sebep? Aradaki o güzelim tasvirler bize okurlara nefes aldırır oysa, hayal dünyamızda kitaptaki sahneyi hayata geçirir. Hiç, en azından yarım sayfacık ortamı ya da şartları veya karakterin ruh durumumu anlatmadan nasıl keyif alırız okurken? Kitapta vardı benzer anlatımlar ama çok daha iyi olabilirdi, olmalıydı ve
Kayıp Ruhlar MahzeniC. J. Tudor · Pegasus Yayınevi · 201987 okunma
Yağmur Yıldırım
Merhaba. Çöp Adam'ın devam kitabı mı yoksa bağımsız mı?
Koşmasaydım Yazamazdım
Son 5 yıldır düzenli olarak akşamları koşuyorum. İstediğim kiloları veremedim, fit bir vücuda sahip olamadım. Lakin olaya bu yönden yaklaşmamayı Murakami’den öğrendim. Koşmasaydım yazamazdım. Koşarken uçsuz bucaksız bir hayal alemine dalıyorum. Her şeyi düşünüp, süzgeçten geçiriyorum. Koşuyor olmak, bedenimden çok yazma yeteneğimi güçlendirdi…
Yağmur Yıldırım isimli okura yanıt verildi
Yağmur Yıldırım
MurattgensteinMurattgenstein Denedim, gelmedi 🥲
Koşmasaydım Yazamazdım
Son 5 yıldır düzenli olarak akşamları koşuyorum. İstediğim kiloları veremedim, fit bir vücuda sahip olamadım. Lakin olaya bu yönden yaklaşmamayı Murakami’den öğrendim. Koşmasaydım yazamazdım. Koşarken uçsuz bucaksız bir hayal alemine dalıyorum. Her şeyi düşünüp, süzgeçten geçiriyorum. Koşuyor olmak, bedenimden çok yazma yeteneğimi güçlendirdi…
Yağmur Yıldırım
Ben de yolculuk yaparken aynı şekilde hayal alemine dalıp her şeyi düşünüp süzgeçten geçiriyorum fakat yazma yeteneğime katkıda bulunmadığı gibi anlatma yeteneğime de katkıda bulunmuyor. Beynimle dilim ve parmaklarım arasında kontak kuramıyorum. Herkes eşit derecede şanslı değil :)