Yakup Coşkunoğlu

Gece yarısı, Plevne’nin güneyinde büyük bir yangın çıktı ve kasabayla birlikte kilometrelerce uzak arazileri de aydınlattı. Ertesi gün, şimdiye kadar Osman Paşa’dan insanca muamele ve himaye gören Plevne’de, Hıristiyanların erzak deposunu ateşe verdikleri tespit edildi...
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Türkler, tabyalara bütün gece birbiri ardına hücumlar yaptılar, fakat bu hücumların hepsi Kranke ve Berdan tüfeklerinin öldürücü ateşi karşısında neticesiz kaldı. Ruslar ilk tabyanın açık olan tarafına ölülerden set kurup bu seti yükseltmek için kendi ölüleri ile Türk şehitlerini karmakarışık üst üste yığdılar. Rus askerleri bu korkunç, acıklı siperin ardında korunarak Türk safları üzerine mermi yağdırdılar. Rıfat Paşa, Emin Paşa; albaylar İsa, Rıza ve Yunus beyler yaralandılar.
Temmuzda Türk mevzilerine hücum eden 20.000 askerin yerinde şimdi top ateşleriyle altı üstüne getirilecek tepeleri yeniden cesetlerle doldurmaya hazır 100.000 kişilik bir kuvvet, ordugâh kurmuş bekliyordu. Türklerin toprak istihkâmlarını teslime zorlamak için kasabanın çevresinde 440 top mevzilenmişti. Kuzeyli ilah! Bütün gücünü Plevne etrafında toplamıştı... Çar, büyük taarruzu, MÖ 480 yılının Eylül ayında Selamis Körfezi’nde Perslerin mağlubiyeti ile sonuçlanan Yunan-Pers Savaşı’nda, Pers Kralı Serhas’ın yaptığı gibi yüksek bir tepeden bizzat izleyecekti.
6 Eylül’de, Lofça’ya takviyeye giden kuvvet, sabahın ilk ışıklarıyla yağmur altında, Lofça’dan çekilen küçük asker gruplarıyla birlikte Plevne’ye girdi. Lofça muharebesinde Türkler şehit, yaralı ve kayıp askerlerle birlikte toplam 2.500 kişi kaybettiler. Rus kaynakları ise kendi kayıplarının 1.600 kişi olduğunu belirtiyordu. 84 topu olan 21.000 Rus, 6 topu olan 5.000 Türk’ü yenmişti… Buna da “şerefli bir zafer” adını verdiler!
Osman Paşa bir tepenin üzerinde harp meclisi kurdu ve bütün yüksek rütbeli subaylar bu meclise katıldılar. Konu, “Lofça’yı düşmandan geri almak için bir teşebbüs yapılıp yapılamayacağı” idi. Hazır bulunanların büyük bir bölümü “böyle bir teşebbüsün uygun olmayacağını” belirttiler. Sadece Hasan Sabri Paşa, Lofça’ya hücum edilmesini istedi. Mesele her yönüyle tartışıldıktan sonra böyle büyük bir kuvvet tarafından savunulan Lofça müstahkem mevkiine hücum etmenin doğru olmayacağına karar verildi. Osman Paşa hiç istemeyerek Plevne’ye dönmek zorunda kaldı.