Padişah, Osman Paşa’yı kazandığı zaferden dolayı tebrik ediyor ve kendisine kabzası pırlanta taşlarla süslenmiş bir kılıç, bir çift dürbün ve bir çift revolver hediye ediyordu. İkinci Komutan Adil Paşa’ya da askerlik meziyetlerinin takdiri olarak bir çift taşlı güzel bir tabanca gönderiyordu. Osman Paşa’nın, cesaret ve ataklıklarıyla isimleri öne çıkan subay için teklif ettiği terfi ve taltiflerin hepsinin tasdik edildiği bildiriliyordu...
Osman Paşa, bütün kıtalara heyecan verici bir nutuk attı. Padişahın kazanılan büyük zaferden memnun olarak kendisine göğsünde bulunan Osmaniye nişanını ve taşlı kılıcı hediye ettiğini ama bu zaferin şerefinin kendisinden fazla kahraman subaylarla kahraman erlere ait olduğunu ve bu subaylarla erlerin düşmanla tekrar imtihan meydanına girmeye hâlâ istekli olduklarından emin bulunduğunu söyledi.
Yaptıkları muharebenin “harbin son muharebesi” olmadığını da ilave ederek: “Yurdumuz, aile ocaklarımız, eşlerimiz, çocuklarımız uğrunda muharebe ediyoruz, bundan sonra edeceğimiz muharebeler, şimdiye kadar ettiklerimizden çok daha çetin olsa da sizin kahramanlığınıza ve vatanseverliğinize güvenim tamdır,” dedi.
Bu nutuk üzerine bütün askerler, komutanlarını heyecanla alkış tufanına tuttular…