İslam tarihi boyunca Ahmed ismi, İslam kültüründe en yaygın isimlerden biri olmuştur. Doğal bir sonuç olarak, bütün ilim merkezlerinde çeşitli disiplinler üzere çalışan pek çok âlim de Ahmed ismiyle müsemma olmuştur. Buna rağmen, herhangi bir hadis veya fıkıh kitabında bu isim müstakil olarak kullanıldığında, isimden kastedilenin Ahmed b. Hanbel olduğu şüphe götürmez. Ahmed, dördüncü fıkıh ekolünün kurucusudur, ancak bu sıralama sadece kronolojik bir sıralamadır. O, MS. 781’e tekabül eden H. 164’te doğmuştur. Bunun anlamı, Ahmed’in, Ebû Hanife vefat ettikten 14 yıl sonra ve Mâlik vefat etmeden 15 yıl önce doğmuş olduğudur. Fakat o, Mâlik’le hiç görüşmemiştir. Ahmed, saygıda kusur etmediği Şâfiî’nin öğrencilerindendir. Tam adı, Ahmed b. Muhammed b. Hanbel eş-Şeybânî’dir, yani aslında Hanbel onun dedesiydi ve o, dedesiyle olan ilişkisiyle bilinmekteydi. Belki de bunun sebebi, babasının o daha çok küçükken ölmüş olmasıdır. Ahmed, babasını hiç görmediğinden bahsetmektedir. Bu, o daha insanları tanıyabilecek seviyede görme yeteneğine sahip değilken babasının öldüğünü göstermektedir.