Yakup Coşkunoğlu

Yakup Coşkunoğlu

, bir kitap okudu
10/10
·96 syf.·
2026 41. kitabı
Osman Pamukoğlu
8.4/10 · 620 okunma
Reklam

Yakup Coşkunoğlu

, bir kitap okudu
Puan vermedi·232 syf.·
2026 40. kitabı
Mehmed Selahaddin Bey
8.5/10 · 15 okunma
Tütün, memleketimize ancak 17. asır başlarında I. Ahmed zamanında İngiliz gemicileri tarafından getirilmiş ve kısa bir zaman içinde, ayaktakımından kibar ve ricale ve ulemaya varınca her sınıf ve tabaka arasında yayılmıştı. Sigara kâğıdı, 19. asırda kullanılmaya başlandı; tütün, her yerde olduğu gibi bizde de lüle içinde çubukla içilirdi. Zenginler arasında lüle ve çubuk, aynı zamanda bir ziynet eşyası haline getirilmiş, tereddütsüz bir sanat eseri diyebileceğimiz, kıymetli taşlarla müzeyyen murassa lüleler ve çubuklar yaptırılmıştı. Naîmâ, tütünün Türkiye’ye girişini “Zuhur-ı Duhan” serlevhası altında Hicri 1015 (Miladi 1606) yılı vakaları arasında şöylece kaydeder: “Helal mi, haram mı?” diye nice çekişmelere sebep olan tütün Frengistan’dan zuhur edip bu 1015 yılında diyar-ı İslam’a girdi ve nice fitne ateşi tutuşturup gittikçe yayıldı ve şöhret buldu ve memleket zurefası onun müptelası oldu.”
İmparatorluğun son devirlerinde, bilhassa II. Abdülhamid zamanında ve Meşrutiyet’te memur maaşları her ay muntazam olarak verilmezdi. Maaş çıkması bir mesele, memurlar için adeta bir bayramdı; memurların çoğu maaşlarını sarraflara faizle kırdırır, sıkıntı içinde yaşarlardı. En küçük bir kâtiptən vezirine kadar sarrafa borcu olmayan memur yok gibiydi; devlet ricalinin hususi sarrafları vardı ki hepsi bilâistisna gayrimüslim, Rum, Ermeni ve Yahudi olan bu sarraflar muazzam servet ve malikâneler, kâşaneler sahibi olmuşlardır. Sultanların ve şehzadelerin tahsisatı da memur maaşları gibiydi. Maaşların muntazam verilmesi Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümetiyle başlamış ve Cumhuriyet devrinde de Atatürk’ün asıl bir direktifiyle, bir adım daha ileri gidilerek peşin maaş usulü tatbik edilmiştir, bu da muhakkak ki devlet idaresinde bir asaletin ifadesidir.
Fatih Sultan Mehmed cülus ettiği zaman bir kuyrukluyıldız görünmüştü; papa o zaman yıldızı “Türk ve Müslüman dostu zındık yıldız” olarak aforoz etmişti. Bu kuyrukluyıldızın, sonra, Halley kuyrukluyıldızı olduğu öğrenildi. Balkan Harbi’nde Bulgarlar Çatalca’ya kadar ilerlerken Halley kuyrukluyıldızı yine görünmüştü. O zaman kilise adamları, “Türklerin uğur yıldızı göründü, Bulgarlar gene mağlup olacaklar!..” demişti ve hadiseler de böyle oldu. Çatalca Muharebesi’ni kazandık, Balkanlı müttefikler arasına nifak girdi, Edirne’yi Bulgarlardan geri aldık.
Reklam