Ebû Hanife’nin bireysel özgürlüğe saygısı, bir kişinin aptal veya mantıksız olması nedeniyle parasından veya mülkünden vazgeçme hakkını geri almasına izin vermediği hükmünde de kendisini açıkça göstermektedir. Ebû Hanife, eylemleri başkalarına zarar vermediği sürece, toplumun veya yönetici makamların hareket özgürlüğünü kısıtlama hakkının olmadığını düşünmektedir. Eğer kişi, parasını çarçur ederse, sonuçlarına kendisi katlanacaktır. Onun çarçur ettiği para, bir şekilde diğer insanların eline geçmiş olacağı için toplum o kişinin bu eyleminden bir zarar görmeyecektir. Bir kişinin özgürlüğünün kısıtlanması, toplum için o kişinin parasını ya da mülkünü kaybetmesinden oluşacak zarardan çok daha fazla zarar teşkil etmektedir. Aynı şekilde Ebû Hanife, borçlu olduğu hâlde bir kimsenin malından vazgeçme hürriyetini kısıtlamayı caiz görmez, borçları tüm mal varlığını aşsa bile. Borçlu, borçlarını ödemeye zorlanabilir ancak eylem özgürlüğünün kısıtlanması yoluyla değil.