Hacı Bektaş Veli’nin en çok sevdiği halifesidir. Hünkâr onu “Cemalim, Cemalim” diye sevip eliyle arkasını sıvazlardı. O, bütün halifelerin üst yanında otururdu. Bir gün Hünkâr’ın yanında otururken aklından “Acaba Hünkâr bize de bir yurt gösterir mi?” diye geçti. Bu düşüncesi Hünkâr’a malum oldu. Hünkâr ona dönüp “Cemalim” dedi, “Bizi varlık yurduna gönder, sonra bir merkep al, yola düş, merkebini, nerede kurt yerse orasını sana verdik, oraya varır, orada demini yorumunu oynatırsın. Senden bir oğlumuz gelecek, Akdeniz’e yol edecek.” Hünkâr bu dünyadan göçünce bir merkep alıp yola revan oldu. Sonunda otlu, sulu, çayırlık, çimenlik, güzelliği tarifsiz bir yer olan Altıntaş’a vardı. Burası pek hoşuna gitti. Merkebini çayıra salıp uyudu. O uyurken bir kurt yaklaşıp merkebini yedi. Uyanınca manzarayı görüp Hünkâr’ın sözünü hatırladı. Yurdunu bulmuştu.