Haçça'yı gözü gibi seviyordu. Kadrini kıymetini biliyordu. Haçça hiçbir gün, bir dediğini iki etmedi. Hiçbir gün yamacına dikilip "sensin" demedi. Kocasına asi gelmedi; Çocuklarını dövmedi. Suratını asmadı. İşten kaçmadı. En ağır işlere bütün gücüyle koştu. Evini yüceltmek için savaştı. Bayram'ın uzun askerlik yıllarında çift sürdü, nadas etti, ekin ekti. Kırdan geldi, yüzünü azdırmadan çocuğunu emzirdi, gene kıra bayıra gitti. Böyle gelin sevilmez mi? Böyle geline yanılmaz mı? Ah, insan deli olmaz mı?
“Daha ne yapacağım ben size ulan? Yorulduğunuz yere han mı yaptıracağım? Her birinizi kucağıma alıp piş mi tutacağım? İnsanda biraz insanlık olmalı canım! Sizde de bunun zerresi yokmuş be!..”
“Dünyada insan birbirini sevmeli! Sevmezse günler tükenmez! Sevmezse dünya zindan olur. Sevmezse yaşadığının farkına varamaz. İnsan dediğin dünyada sevişmeli…”