Gülsüm

Çözülmüş bir sırrın üzüntüsü
Yaşamaktan öte özür bulamayınca aşka sonuçları bir bir gözden geçiriyorum pulluklarla devrilen toprağın ıslaklığındaki can madenlerin buharından elde edilen büyü bazı yasak kitapların verdiği dinç duygular nelerse ki yaşamak sözünü âsi kılan nelerse ki lekesiz, umutlu ve budala. Denedim. Soğuk sular dökünüp fırladım sokaklara sorular sordum nice kara sıfatları üstüme alaraktan ipte boynum, ağzım şehvet yalaklarında çapraştım, and içip ayna kırdım doğadan bir vahiy bekledimse boşuna baktım akşam herkesin kabul ettiği kadar akşamdı hiç bir meşru yanı kalmamıştı hayatımın. Sözlerimin anlamı beni ürkütüyor böylesine hazırlıklı değilim daha. Bilmek. Bu da ürkütüyor. Gene de biliyorum: Kapanmaz yağmurun açtığı yaralar çocuklarda.
Reklam
Seni marifetli sanacaklardı karşısında uçurumlar çağıldamayan herkes seni marifetli sanacaklardı kalbini rehnedebilseydin eğer.
Boşluk-lu Yaşamak
Meydan boşalıyor caddelerde kapkara kalabalık Yüzlerinde sezginin bozgunluğu Demirleri kemiren parmaklar yorgun başıboş Gözlere mermer gibi oturmuş korku Ayaklarda boğuk bir telaş Kör umursamaz bir sağırlık taşlarda Üc ayaklı terazi sallanıyor boşlukta
Sayfa 48·Kitabı okuyor
Bosna'ya Yazıt
Ben Bosna'lı çocuk: -Müslümanlar! Size şarkımı emanet ediyorum. Bir de uçsuz denizlere akan nehrin Sularına salıverdiğim ellerimi Bileklerinden kesilmiş.
Sayfa 41·Kitabı okuyor
Konuşma, maksat ve hedeflere götüren vesiledir. Bu bakımdan hem doğruluk, hem de yalanla güzel maksada varılabiliyorsa, orada yalan söylemek haramdır. Eğer o güzel maksat mübahsa ve doğrulukla değil ancak yalanla varılabiliyorsa, burada yalan söylemek mübahtır. Eğer elde edilmesi istenen maksat farz ise, ona varılmak için yalan söylemek de farz olur.
Sayfa 130·Kitabı okuyor
Reklam