Susturamiyorum içimdeki sesi.
Bir çığlık var, bir haykırış.
Bir duyulsa yırtılır mı gök kubbe?
Parçalanır mı dağlar?
Çakar mı şimşekler, düşer mi yıldırımlar?
Ve yağmur yağmur ağlar mı bulutlar?
Diner mi içimdeki bu ses?
Bastıramıyorum artık,
Tükeniyor gücüm,
Hükmedemiyorum,
Direnemiyorum...
Sen giderken en çok beni götürdün kendinle.
Ve en çok kendini bıraktın bende...
Aklım yitirmiş bütün despot gücünü,
Hükmedemiyor artık kalbime.
Stratejik düşüncelerimin bir hükmü yok artık,
Duygularımın olduğu yerde...
Bir haykırışsın,
Koca ve yüksek bir ses içimde.
Bakma sen öyle sakin göründüğüme!
Sen öyle bir derin ve izsin ki içimde.
Dışım sükût,
İçim kopmuş bir kıyamet...
İster miydim?
Tabii ki istemezdim;
Yüzüm gülerken yalandan,
Gülüşümün içime bir hançer gibi saplanması sahiden..
Sen giderken en çok beni götürdün kendinle.