"Başkanım, barış gelince hiç adaletsizlik olacak mı?" Soruya şaşırmıştım, ama yine de şöyle cevap verdim: " Evet, maalesef adaletsizlik olacak sizin de ona karşı tıpkı şimdi düşmana karşı savaştığınız gibi savaşmanız gerekecek."
Ahlak, çıkarlarımız gereği değil, görevlerimiz gereği eylemde bulunmaktır. Eğer bir kimse bu hayatın dışında, ötesinde başka bir hayat olduğuna inanmıyorsa neden çıkarlarına aykırı davransın?
Çoğunluğun sınırsız gücüne ise inanmıyorum, çünkü çoğunluk despotizminin başka despotizmlerden farkı yoktur. Özgürlüğün ölçüsü azınlıklara nasıl davranıldığıdır ve insanların farklı düşünebilme özgürlüğünden önce düşünce özgürlüğüne sahip olması gerekir. İşte benim demokrasi anlayışının kısa özeti budur.
Söz konusu uçlardan biri Batı medeniyetini tamamı ile reddetmek, diğeri ise kötü körü körüne takip etmektir. Bunlardan ikisi de eşit derecede tehlikelidir.