Tanrı varsa -ki ben olmadığına gerçekten inanıyo- rum- insan aklının sınırları olduğunu da bilir. Yoksullu- ğu, haksızlığı, açgözlülüğü, yapayalnızlığı, bütün bu kar- maşayı o yaratmadı mı? Mutlaka çok iyi niyetlerle giriş- miştir bu işe, ama sonuçlar bir felaket. Tanrı varsa bu dünyayı erkenden terk etmeyi seçen yaratıklara karşı cömert davranacaktır, hatta bizi burada vakit harcamaya zorladığı için özür bile dileyebilir."
Dedim: Gamını çekiyorum.
Dedi: Gamın geçer.
Dedim: Ay ol, doğ bana,
Dedi: Dur bakalım
Dedim: Şefkatlilerden vefa nedir, öğren. Dedi: Güzellerde vefa olur nadiren.
Dedim: Gözlerimi hayaline kapadım.
Dedi: Hırsızdır, başka yoldan gelir.
Dedim: Zülüflerin kokusu etti beni derbeder Dedi: Bir bilsen, o sana rehber olur gelir.
Dedim: Seher yelinin havası ne hoşt
Dedi: Sevgiliden gelen meltem ne hoş
Dedim: Tatlı dudağının arzusu öldürdü beni. Dedi: Sen kul ol hele, o kulunu gözetir gelir.
Dedim: Merhametli gönlünde barış niyeti ne zaman
Dedi: Kimseye söyleme sen; nasıl olsa vakti gelir.
Dedim: Gördün mü, eğlence vakti geçti gitti Dedi: Sus Hafız, üzüntünün de sonu gelir.
Sanma ki şarap içmemem fakirliğimdendir Sarhoşluk rezaleti utancından da değil
Ben şarabı gönül hoş olsun diye içerim fakat Gönlüme girdin ya gerek kalmadı içmeye