Davasına kimsenin sahip çıkmadığı,
kimsenin yakınlık göstermediği, bir
iğnenin ucuna yerleştirdiği sıradan bir
sineği bile alıp mikroskop altında
incelemeyi ihmal etmeyen doğa bilimleri
uzmanlarının dahi dikkatini çekmeyen
bir yaratık, ömrünün son günlerinde de
olsa palto biçimine bürünmüş ışıl ışılbir misafir tarafından ziyaret edilmiş,
yoksulluk içinde geçen kasvetli yaşamı
bir an için bile olsa renklenmiş, sonra da
çarların ve dünyadaki diğer tüm
hükümdarların üzerine çöken felaket
onun da karşısında belirmiş, yıllarca
dairedeki arkadaşlarının acımasız
alaylarına sabırla katlanan Akakiy
Akakiyeviç bir hiç uğruna bu dünyadan
sessizce göçüp gitmişti.