yaslamışım karanlık bir kapıya
acıdan kırışan alnımı
ve açılan kapıda umutla gezdiriyorum
soğuk, zarif parmaklarımı
iffetsiz damgası yiyen bendim
haksız kınamalara gülüp geçen bendim
kendi varlığımın sesi olmaya yeltendim
gel gör ki kadındım
...
gün gelecek bakışların özlemle kayacak
bu kederli ezgiye
sözcüklerin arasında arayacaksın beni, mırıldanarak:
demek buymuş benim annem!
Sayfa 167 - Yapı Kredi Yayınları - Senin İçin Bir Şiir - Oğlu Kâmyâr'a·Kitabı okudu
bir an olsun yanımdan ayırmayı
istemiyorum gölgemi
istemiyorum onun benden uzakta
titremesini dar geçitlerde
yahut yorgun düşüp kalmasını
yoldan geçenlerin ayakları altında
neden kendini bulma yoluna düşmeli o
ve yüz geri dönmeli
kapıların kapalı dudaklarından.
neden değdirmeli tenini
her evin kapısına, duvarına
neden umutsuzca adım atmalı
soğuk, yabancı ülkelere!
ah... ey güneş
gölgemi neden uzaklaştırıyorsun benden
soruyorum sana:
keder midir neşe midir karanlık?
zindan mıdır, engin bir çöl müdür beden?
nedir gecenin karanlığı?
gece,
karanlık ruhlu gölge kimdir?
"o ne diyor?"
"o ne diyor?"
yorgun, şaşkın, avare
koşuyorum sonsuz soruların peşinde
Sayfa 137 - Yapı Kredi Yayınları - Gölgeler Dünyası·Kitabı okudu
Etrafımda güller, elimde şarap kadehi, sevgilim yanımda
Böyle bir güne kul köle olmaz mı cihan padişahı da
Söyleyin mum getirmesinler bu gece meclisimize
Ay yüzlü sevgili burada, gecemizi aydınlatmakta