"Buradasın. En azından buraday-
mış gibi görünüyorsun. Belki de yoksun. Belki de bu sadece
gölgen. Gerçek sen başka bir yerde. Ya da çok, çok uzun za-
man önce ortadan kaybolmuştun zaten. Anlamak için elimi
uzatıyorum ama sen bir muhtemelen bulutunun arkasına
gizlenmişsin. Sonsuza dek böyle devam edebileceğimizi mi
düşünüyorsun?"
Uzaklardaki bir
manzaraya bakarmışçasına sakin duruyordu. Uzaklarda -
dünyadan çok uzaklarda- olan bendim belki de, en azından bi-zi bölen devasa bir mesafe vardı. Bu düşünce beni melankoliye sürüklemişti. Gözlerinde hüznü çağrıştıran bir şeyler vardı.