Oldukça etkili anlatıma sahip bir kitap. Kitabın tek kötü özelliği nokta ve virgül dışında noktalama işaretinin olmaması. Belki bu yüzden kitaba daha çok odaklandım. Çünkü konuşmalar arası çift tırnak, nontalı virgül, ünlem olmadığı için yazar ya da çevirenin ifade ettiğini kafamda canlandırmam lazımdı. Ben de yavaş yavaş okuyup anlayarak bunu gerçekleştirdim.
Kitabın ana konusu bir beyaz körlük olsa da ana temasının yanında anlatılmak istenen sayısız mesaj var. Körlük bir obje gibi gözükse de yazar bize distopik bir ürün bırakmış. Kitabı okuduktan sonra acaba şuanki yaşamımızdan geriye mi gidiyoruz diye kendi kendime sordum. Kadının örgütlemesi, dünyanın en tehlikeli ve nesnel olmayan umudun aktifliği sayesinde yaşama tutunmaları, bağlılık adanmışlık ve sadakat üçlüsünün derin derin hissedilmesi, Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisini baştan gösteren ve bence Platon’un mağara alegorisi ile ilişki içeren bir kitap.