Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Biriyle tanıştım -hiç niyetim yoktu, sa-
dece kendi işime bakıyordum, etrafla ilgilenmiyordum- ve güm! Büyük harf B ile başlayan biriyle tanıştım. Şimdi ne yapacağım?" diyerek divanıma saklandılar. Yeni ilişkiyi beslemeye devam ettikçe, çökmeye
başlarlar. Büzülürler, endişelenirler. Bu kişinin sevgisiyle ilgili bir kaygı mı taşırlar? Hayır. Korkarlar, çünkü tutkularının dalgaları altından
- yükselen dazlak kafatasını görmeye başlarlar. Eyvah! N e yapacaklar? Onlara bunun büyülü bir a n olduğunu söylüyorum. Bu onları pek
yatıştırmıyor. Onlara şimdi harika bir şey göreceğimizi söylüyorum. Pek inanmıyorlar. Onlara beklemelerini söylüyorum, bunu yapabiliyor-
lar, ama zar zor. Ben daha analizlerimden yola çıkarak anlamadan önce, sevgi ilişkilerinin gemisi giderek daha hızlı yol alır. Kıyıya yanaşır
ve onlar da siz ağzınızı bile açamadan hayatlarını kurtarmak için kaçışırlar ve analist olarak ben de araya bir iki kelime sokuşturmaya çalışa-
rak yanlarında koşarım, bu arada, arkada kimin hoplayıp zıpladığını tahmin edin bakalım?
Cinsiyet ayrımı olmaksızın, sevgililerde her zaman belli bir fenomenin varlığına tanık olmuşumdur. Şuna benzer bir süreç gelişiyor: İki insan birbirlerine duydukları sevgiye önem verip vermediklerini görmek için bir dansa başlıyorlar. Ansızın oltaya rastlantı eseri İskelet Kadın yakalanıyor. İlişkide bir şey azalmaya başlıyor ve entropiye doğru kayıyor. Genellikle cinsel heyecanın sancılı hazzı azalıyor, diğerinin
zaafı, yaralanmış alt yanı görülüyor ya da "tamamen ödül malzemesi" olmadığı anlaşılıyor ki, bu tam da dazlak ve sarı dişli yaşlı kız, yüzeye
doğru yükselirken yaşanıyor. Korkutucu gelse de, bu, cesaret göstermek ve sevgiyi tanımak için
gerçek bir fırsatın yakalandığı ilk andır. Sevmek, onunla birlikte kalmak demektir. Fantezi dünyasından çıkıp kalıcı bir sevginin mümkün olduğu; yüz yüze, kemik kemiğe bir adanma sevgisinin mümkün olduğu bir dünyaya girmek demektir. Sevmek, her bir hücreniz "Kaç!" derken, kalnak demektir