İki adam düşünün. Biri binlerce kitap okumuş olsun, diğeri hiç okumamış olsun. Fakat birincisi bu binlerce kitapta okuduğu şeyleri unutsun, yine de okumamış olandan farklı bir kişi olacaktır ve o adamı anında teşhis edebilirsiniz çünkü bilinçdışı bu gerçeği ve içerikleri kaydetmiştir.
Ararsa yokum. Ben bir rüyayım artık. Arzu ile tekrar görülemem. Hafızasında yadigârım. Beni orada arasın. Arar mı?
Arar mı?
İşte aşk mücadelelerinin en büyük meselesi: Arar mı? Ben onun için neyim? İkimiz de bunu bilmiyoruz. Ayrılık -en müthiş test- bunu öğretecek bize.