1980 yazında Almancı bir aile, üçüncü çocukları, on yaşındaki Münevver’i Türkiye ‘deki Koca Hala’larının yanına bırakırlar; bırakmak zorunda olduklarını düşünürler.
Münevver’in yaşadığı duygusal değişimle birlikte, zamanın mahalle’sini, arsa’sını, göçmen ve yoksul insanların hayatlarını okuruz. Mahallede insanlar kapılarını kitlemezler. Doğal ve içten bir neşe ve samimiyet içindedirler.
80 Darbesi her şeyi değiştirir; Koca Hala’nın evi (memleket/vatan sembolü) aranır ve karmakarışık bırakılır. Halanın ekmek ve yoğurt mayasının (halkın ahengi sembolü) bulunduğu kap kırılır ve mayası bozulur.
“Ev” dağılmış, “maya” bozulmuş ve neşe hızla azalmaya başlamıştır.
Münevverin bakış açısından bakacak olursak, Münevver annesi babası olduğu halde anne-babasızlık çeker ve onlara soğur. Dargınlık ve burukluk hissine kapılır.
Roman karakterleri oldukça gerçekçi. Abartısız ve doğal bir anlatım ve usul usul akan bir roman.
Öneriyorum.