Ustalığa, Keşmir derisi gibi parıl parıl parıldayan yazarlığa başkalarının yapıtlarından fellek fellek kaçmakla değil, onlara iyisinden zum yaparak ulaşılabilir ancak.
Annelerinin gözünde hiç büyümeyen oğullar babalarının gözünde de hiçbir zaman adam olamazlardı. Hep annelerin kabahatiydi babalara göre. Onlar yapıyordu bunları böyle.
Sözün sonu şudur ki insan adları, romanlarda, öykülerde, denemelerde ve de oyunlarda yaşamın şiirini verdiği vakit değerlidir.
Bu gibiler insanlara pul gibi yapışır.
Bu, yaşamın yasasıdır.
Çoğu yazarlar bunu bilir.
O şiirli adları ele geçirmek için de, durmadan, dinlenmeden kahveleri, lokantaları, istasyonları, genelevleri, stadyumları, sinemaları, pazar yerlerini gecekondu iklimlerini felek felek dolaşırlar.