Yeliz Öztürk

Yeliz Öztürk
10/10
·136 syf.··
2026 26. kitabı
Çok beğendim, belki de kendimden bir şeyler, hayata dair, yaşanmışlıklara dair bir şeyler bulduğum için...Okumadan önce kitabın sağ tarafı Derya'nın, sol tarafı da avukat Ekmeleddin Bey'in günlüklerine ait olduğunu bildiğim için okurken pek zorluk çekmedim hatta keyif aldım. Ayfer Tunç'un kaleminin sadeliği, zarafeti bütün kitaplarını okuma isteği uyandırıyor.. Bu kitapta altını çizebileceğiniz, hayata yön veren çok sözler var ama beni en çok etkileyen alıntısı ise şu oldu; "Beni neyin beklediğini bilmiyorum. Ama beni güzel günlerin beklediğine inandığım günler çoktan bitti. O günlermiş meğer güzel olan." Sevgiyle kalın, kitapla kalın..
Suzan DefterAyfer Tunç · Can Yayınları · 202120,2bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Hayatımda ilk defa bir Kemalettin Tuğcu kitabı okudum.
Puan vermedi·88 syf.··
2026 10. kitabı
Kitap sevgim ilkokulda başlamıştı, alfabeyi çözüp okumayı sökünce ne bulursam okumaya başlamıştım, takvim yapraklarını bile! Ancak ortaokulda Türkçe ve Edebiyat bilgisi öğretmenimiz bu konuda bizim ufkumuzu genişletmiş, bakış açımızı değiştirmişti. Daha ortaokula başladığımızda Kemalettin Tuğcu kitapları okumamızı yasakladı, onun yerine Jules Verne gibi çocuk klasiklerini okumamızın bizim için daha faydalı olacağını söylüyordu. Her hafta okuma çizelgemizden neler okuduğumuzu kontrol ederdi. Kitap alacak paramız yoktu ve asla olmazdı, kırtasiyenin vitrinindeki Kemalettin Tuğcu kitaplarına sadece hayran hayran bakardım. Hem maddiyatsızlık hem de öğretmenimizin kati kuralı sebebiyle hiç bir zaman Kemalettin Tuğcu okumadım. Onun yerine kütüphaneden aldığım Yaşar Kemal, Necati Cumalı, Ömer Seyfettin, Peyami Safa ve Reşat Nuri Güntekin gibi değerli yazarlarımızın kitaplarını okurdum. Ortasonlarda Dostoyevski'nin Diriliş'i ve bunun gibi bazı Rus klasiklerini bile okumuştum... Bir kaç gün önce sevdiğim bir yazar bir Kemalettin Tuğcu kitabı önerdi ve kendimde bir eksiklik olarak gördüm, ben de okumak istedim, az çok konularını tahmin edebiliyordum. Çocuk edebiyatına büyük katkısı olan bu değerli yazarımızı çocukken okumadığım için bir şey kaybetmiş miydim? Hayır elbette ama o dönemde çoğumuzun hayatı maddi zorluklar ve sıkıntılar içinde geçtiğinden hepimizin hayatında Kemalettin Tuğcu eserlerinden bir parça vardı. Çok da yabancı değildik konulara...Sözün kısası bu yazdıklarımdan sonra çocuklarınıza alıp okutmak size kalmış...
İhtiyar ÖğretmenKemalettin Tuğcu · Serhat Yayınları · 198221 okunma
7/10
·250 syf.··
2025 149. kitabı
Yılın son zamanlarında okuduğum iki kitap kalbimi acıttı. Birincisi Faruk Erem 'in kaleme aldığı Bir Ceza Avukatının Anıları Bu kitapta ülkemizin çeşitli şehirlerinde yaşayan insanların başına gelen talihsizlikler, cahillikten yada yoksulluktan işlenen suçlar, suçlular yerine suçsuz kimselerin infazı yada hapiste tükenen ömürler gibi bir ceza avukatının hem kendi yaşadığı hem de yakın çevresinde gözlemlediği olayları anlatıyor. Günümüzde işlenen suçları gördükçe, o dönemlerde insanların ne kadar masum suçlar işlediğini ve cezaların ne kadar ağır olduğunu okumak beni çok üzdü. İkincisi Stefan Zweig Katil Kim novellasıydı. S. Zweig romanlarının sonları beni hep hayrete düşürür ama bu kitapta böyle bir son olmamalıydı. Sanki olayı bizzat kendim yaşamış ve elimden hiç bir sey gelmemiş gibi kötü hissettim. Hem edebi diline hayranım, hem de hayal gücü ve kurgusal açıdan güçlü buluyorum. Kitapseverlere her iki kitabı da tavsiye ederim.
Katil KimStefan Zweig · Ran Kitap · 20206,7bin okunma
Şiir tadında "Kasırganın gözü"
7/10
·66 syf.··
2024 109. kitabı
İnce kitapları severim, roman, öykü, şiir, anlatı...ne olursa olsun çantamdan hiç eksik etmem. Çünkü kısa süreli yolculuklarıma eşlik eder, o andan çıkarır başka bir dünyaya alıp götürür. Bu kitap da öyle oldu. Bakmayın öyle ince olduğuna, çok şey var bu şiirsel roman kitabının içinde yada anlatı mı demeli bilemiyorum. Hiç oturup sabahtan akşama kadar oturduğunuz sokağı evleri seyrettiniz mi? Genelde dışarı çıkamayan yaşlı insanlar cam kenarında oturur öylece gelen gideni izler. Onlar için bir terapidir belki, iyi geliyordur zihinlerini kurcalamaya, anılarını canlandırmaya. Onların da dünyası bu işte. Bu kitapta da böyle bir gözlem var. Hava soğuk olunca camdan, sıcak olunca balkondan gözlemlemek dünyada olup biteni. Okurken günlük yaşamda ülkemizde yaşanan ama zaman zaman unuttuğumuz bazı ince detaylara da yer verilmiş. Mesela İstanbul'un göbeğinde okuldan eve dönerken donarak ölen çocuğu hatırlayan var mı? Yada yangında çocuğunu kurtarmak amacıyla balkondan aşağıya atan anneyi ve kurtarılamayarak ölen o kız çocuğunu.... işte bunun gibi bizler sokaklarımızda neler olup bittiğinden habersiz hayatımıza devam ederken yaşanan şeyleri görmüyor görsek de bir süre sonra unutuyoruz. Şiir tadında roman gibi yazılmış bu kitapta hepimizin hayatından bir şeyler var. Boşuna Atilla İlhan ödülünü almamış değil mi? Keyifli okumalar!
Kasırganın GözüNecati Tosuner · İş Bankası Kültür Yayınları · 201084 okunma
KÖŞE BUCAK CANIM İSTANBUL
10/10
·360 syf.··
2024 108. kitabı
Eğer doğma büyüme İstanbullu iseniz, çocukluğunuz İstanbul'un en eski semtlerinde sokaklarında, mahallelerinde, ağaç tepelerinde, bağ bahçe içinde koşturarak geçtiyse, gençliğiniz, ilköğretim, lise ve üniversite yıllarınız İstanbul'un en eski semtlerinde yaşandıysa değişime şahit olarak, yine meslek hayatınız İstanbul'un en eski, en gözde, en kalabalık, en tarihi yerlerinin havasını soluyarak geçtiyse eğer, bu kitabı mutlaka okuyun derim. Bir imparatorluk başkenti, farklı etnik kökenlere ve dinî inançlara sahip insanların bir arada huzur içinde yaşadığı kozmopolit bir şehir olan eski İstanbul, kıyısıyla köşesiyle, bozulmamış, dokunulmamış doğal güzellikleri ile eğlenceli ve kültürel yönleriyle ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. Okuyun, çünkü ben okurken bir film şeridi gibi hem yazarın dönemine giderek sokak sokak gözümde canlandırdım, hem kendi dönemime gidip anılarımı yaşadım, hem de şimdi bulunduğum döneme gelip karşılaştırdım ve olumsuz anlamda canım İstanbul'u ne kadar değiştirdiğimizi üzülerek izledim bu film şeridinde. Yazarın anlatımını o kadar çok beğendim ki bir su gibi aktı geçti, İstanbul'un o tadına doyulmaz lezzetli memba sularını anlattığı gibi içtikçe içesi geliyordu insanın. O günümüzün betondan görülmeyen bağlık bostanlık tepelerinde gezdim dolaştım, lodosu da, poyrazı da, hafif hafif esen meltemini de hissettim yüzümde. Toplam 85 tane bölümden oluşuyor ve ben sadece Pendik ve Kartal'ın anlatıldığı bölümler dışında hepsini köşe bucak yaşadım. En kısa zamanda da Pendik ve Kartal'ı da gezerek bu eksikliğimi tamamlayacağım. Keyifli okumalar dilerim.
Köşe Bucak İstanbulOsman Cemal Kaygılı · Can Yayınları · 201971 okunma