"Karıncaları hep mükemmel örnek diye gösteriyorlar.
İnsanı karıncaya dönüştürmek istiyorlar. Başarıyorlar· da.
Tüm sevimsiz ve çirkin şeyleri insanların tapacağı, hayran·
lık duyacağı araçlara dönüştürmekte gerçekten çok ustayız.
Ben karıncadan nefret ediyorum. Hayatım boyunca ne ka-
rınca olmak istedim ne de olabildim. Çalış, çabala, taşı, de·
pola, kışın ye, sonra yeniden çalış çabala, taşı, depola. Ko-
ca bir hayat. Sonra da öl. .. Piramitler yap, şehirler yap, bi-
nalar, fabrikalar, makineler, sanayi, uygarlık. Bütün bun-
lara hizmet et. Koca bir hayat. Sonra da öl. .. Kim için? Ne
için? Kim yararlanıyor? Kim keyfini sürüyor? Dört kişi.
Yani hiç kimse. İş, iş için. Uygarlık, uygarlık için. Hepimiz
bu oyunun içindeyiz. Oyunun kurallarını da koymuşuz.
Tembel derler diye ödümüz kopar. Tembel bir evlada sa·
hip olmaktan en fazla korkanlar da zengin olanlardır. Ba-
basının altınlarının üstüne yenilerini koymamasından,
olan biteni yemesinden korkarlar."