“Hakikatin yalnızlaştırdığı hür ruhlara…”
Vel asr/Kaleme ve yazdıklarına ant olsun
Ölümle ödüllü/Müebbete yolcu
Ümitvar/Yaşıyoruz sessizce
Zaman dönedursun o güne hasret...
Fikirlerimiz üzerinde mutlak iktidara sahibiz ama heyhat! Tembelliğe ve nefse karşı mücadelede fikirlerimizin gücü neredeyse ihmal edilebilir düzeydedir.
Eğer duygular içimizde kadir-i mutlak ise;eğer algıları,anıları,hükümleri,mantık yürütmeleri keyiflerince yönetiyorlarsa;hatta güçlü duygular daha zayıf olanları yok edip kovuyorsa;kisacası,neredeyse sınırsız bir despotizm uyguluyorlarsa,o zaman sonuna kadar despotturlar ve ne aklın emirlerine,ne de irademizin denetimine uyarlar.
Gülme ve gözyaşları bulaşıcı değil midir?
Ve halk ne kadar delirirse o kadar güldüğünü fark etmemiş midir?
Kederli ve somurtkan bir insan aile içindeki sevinci kıran bir musibet değil midir?
Hemen hemen tüm başarısızlıklarımızın ,tüm mutsuzluklarımızın bir tek nedeni vardır,o da irademizin zayıflığıdır;çabadan,özellikle de sürekli çabadan dehşet duymamızdır.