Dünyanın delik deşik atlasında, saklı bahçelerin lekeli haritasında, hiç kimse, herkes demekti. Herkesse,hiç kimse tabii. Düştüğümüz bu bahçedeki herkes, hiç kimsenin hikayesini kendine aitmiş gibi okumalı, icabında sırtında bir yara gibi taşımalıydı. Çünkü biricikliğe meftun yaralılar kabul etmek istemeseler de bütün yaralar aynı kanardı ve onları iyileştirmenin tek yolu hepsini aynı kabukla bağlamaktı.
Oysa yeterince cesur olanlar için, hatırlamak acıları mayalamaktan başka işlere de yarayabilirdi. Ne de olsa yalnızca bakmaktan korkmayanlar görebilirdi.
Üzülme ve bil ki dünya dediğin lüzumsuz bahçe, bazen her yer, bazen tek bir yer, bazen de hiçbir yerdir. İnsan dediğin kötü tohum, bazen her şey, bazen tek bir şey, bazen de hiçbir şeydir.