Her çocuk onun temel kurallarını öğrenebilir, her acemi onda şansını dener ama yine de bu değişmez dar karenin içinde özel kişiler seçer satranç. Diğer insanlarla kıyaslanamaz bu kişiler. Sadece ama sadece, satranca yönelik bir yeteneği olan insanlardır onlar. Bu yönde bir görüşe ve sabra sahiptirler.
Aslına bakılırsa bu "kralların oyunu" diye tasvir edilen oyunun gizemli çekiciliği konusunda biraz bilgim vardı tabii ki.
Satranca, insanoğlunun icat ettiği ve raslantının baskınlığına karşı çıkan aklın ve mantığın uyum içinde dans ettiği tek oyun denilebilirdi. Ancak insanoğlu satrancı bir oyun olarak betimlemekle kendini utandırmıyor muydu? Aslında satranç da hem bir bilim hem de sanattı.