Tarot Falım, uzun zamandır kitaplığımda olan bir kitaptı. Sonunda okumaya karar verdim ve bitirdim. Açıkçası tam bir Wattpad kitabı. Zaten ilk olarak orda yazılmaya başlanmış.
Bukre sürekli iç sesleriyle tartışır haldeydi. Çok fazla bunlara yer verilmiş. Bunlar beni baya bi sıktı okurken. Benim beğendiğim bi üslupla kaleme alınmış bir kitap değildi. Ana karakterimiz Bukre'yi hiç ama hiç sevmedim. Ağlamadığı bir bölüm yoktu herhalde. Çok çocuksuydu davranışları, tavırları. Gördüğü erkeklerin ilişkisi olsa bile içinden "keşke evli/sevgilisi olmasaydı" diyen biri. Patronunun sevgilisine aşık oluyor. Kendini uzak tutmaya çalışıp vazgeçirmeye çalışıyor ama olmuyor. Olur olmadık her yerde -gerçekten her yerde- ağlıyor. (Okurken çok fazla "Bukre, iyi misin? Bukre neyin var?" Sorularıyla karşılaşabilirsiniz.)
En sonunda patronu, "bizim aramızda aşk yok, sadece birbirini çok seven arkadaşlarız, aranızdan çekiliyorum"diyip meydanı Bukre'ye bırakıyor. Bu şekilde olması sonunu daha kabul edilebilir hâle getirmiş.
Kitap 2018'de çıkmış, bu kitabı o zamanlar okusaydım belki de sevebilirdim. Ama bu zamanda okumama bakılarak kitabı beğenmediğimi söyleyebilirim. Tek sevdiğim şey kapağının ve ayracının çok tatlı oluşu oldu.
Birazdan ışıklar yanacak sevdiğim.
Varsın karanlık olsun.
Aynı göğün altındayız ya
Nabızlarımız birlikte vuruyor ya
Güzelliğini, doyumsuzluğunu, ebediliğini biliyorum.
Bu karanlığın ortasında karıncaların kıskanacağı bir gayret içindeyim.
Biliyorum ki, ışıkların yandığı zaman, bir daha çözülmemek üzere ellerimiz birbirine kenetlenecek ve acunda bizim töremiz işleyecek.
-DİLÂVER CEBECİ