Herkes isminden ötürü 'Şeker Portakalı' vari kitap diye aklında canlandırır. Ama ilk sayfalarda herkesin fikri değişir ve serserilik öyküsü diye okumaya devam eder. Ama dostlar kitabın 36. sayfasında kimsenin dikkatini çekmeyen küçük bir cümle ile ben anladım kitabın sonunun siyasete bağlanacağını. O cümle şu idi ; 'Herkesin başına buyruk olduğu, karanlıkta ölümün, namussuzluğun kol gezdiği bir ülkeyi yönetmek, gerçekten zor iştir..'
Evet her ne kadar bu cümle ile siyasete gireceğini düşünsem de son sayfalara kadar baş kahramanımız Alex o kadar farklı maceralara giriyor ki unuttum bu cümleyi ve hapisten çıktıktan sonra tüm işlediği günah ve hatalarının bedelini öderken siyaset yolu ile günah çıkarması ile cümleyi tekrar hatırladım. Zaten iki seçenek vardı bana göre. Ya yazar hapisten çıktıktan sonra intikam alacaktı, ya da işlediği tüm günahları affettirmek için çabalayacaktı ( başka türlü o kadar kötülük yapan bir başkahramana sempati duyamazdı kimse bana göre.)
Kitap genel olarak akıcı ve merak uyandırıcı. Ben 2 günde bitirdim. Her kitapta başrol sevilse de ben çok kötü bir başrol gördüm. Yukarıda da dediğim gibi başrol sevilsin diye siyasi bir oluşum desteği ile popüler olup herkese acındırılarak affediliyor. İncelememi kitaptan son bir alıntı ile bitiriyorum dostlar ;
'Ben yaptıklarım dan zevk,mutluluk duyduğum için kötüyüm.'
Sadece iyi şeylerden zevk ve mutluluk almanız dileğiyle hoşçakalın..