"Allah'a yemin ederim, izzet ve şerefle geçen bir dakikalık hayat, işgal askerlerinin postallarının altındaki bin senelik hayattan daha iyidir!"
"Yeryüzünde hiçbir güç bizi mescitlerimizde namaz kılmaktan alıkoyamazdı. İşgalcilerin amacı, bizi korkutmak, mescitten uzaklaştırmaktı. Ama damarlarımızdaki kan akmaya devam ettiği sürece mescitlerimizi boşaltmayacaktık."
Aziz şehit Yahya Sinvar'ın kitabını, o şehit olduktan sonra okumak kısmet oldu. "Bu kitap her Filistinlinin hikayesidir,belli bir kişinin biyografisi değil" diyor ve içinde herhangi bir kurgunun yer almadığını belirtiyor. Yahya Sinvar, çeyrek asırlık hapishane günlerinde kaleme aldığı bu eserinde şahsi hatıralarını, acılarını ve umutlarını, Filistin halkının benzersiz ve upuzun hikayesini iç içe aktarıyor.
Kitap, gözünü işgale açmış Ahmed'in dilinden bize anlatılıyor. Ahmed ve ailesinin sıcaklığı, direniş için mücadelesi ve bu mücadele içinde "kendi topraklarından" vazgeçmeyip hayatlarına olağan şekilde devam etmeleri ile akıcı şekilde ilerlemekte. 7 Ekimden çoook daha öncesine uzanan bu savaşın nasıl ne şekilde başladığı, kimlerin ne imkanlar ile savunduğu karakterler üzerinden çok iyi anlatılmış.
Filistin meselesinde konuşan, direniş hakkında kendinde söz hakkı bulan, ve bu davayı kendi davası kabul eden herkesin okuması gereken bir eser. İzzet ve şerefle yaşadın büyük mücahid,şehadetin kabul olsun