AYŞEGÜL ÇALIŞKAN

İnsanlar hala farklı dini ve milli kimliklere sahipler. Ama konu devlet, ekonomi, hastane kurmak ya da bomba yapmak gibi pratik meseleler olunca neredeyse hepimiz aynı medeniyete dahiliz. Anlaşmazlık çıktığı doğru ama her medeniyette dahili uyuşmazlıklar yaşanır. Hatta belirleyici olan bu uyuşmazlıklardır. İnsanlar kimliklerini özetlemeye çalışırken sıklıkla ortak özellikleri listeler. Bu yanlış bir yöntem. Ortak çatışmaları ve açmazları listelemek daha iyi sonuç verir.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Hem Facebook hem de diğer çevrimiçi devler insanları on parmak, bir ekran ve bir kredi kartına bağlı bir çift göz ve bir çift kulaktan oluşan görsel-işitsel (odyovizüel) hayvanlar şeklinde algılıyor. İnsanlığı bir araya getirme yolunda atılacak en önemli adımlardan biri, insanların bedenleri olduğunu kavramak.
İnsanlar milyonlarca yıl din ve milliyet olmadan yaşadılar; muhtemelen 21. yüzyılda da bunlarsız mutlu mesut yaşayabilirler. Fakat bedenleriyle bağlantısı kopmuş bir şekilde mutlu mesut yaşayamazlar. Kendi bedeniniz içinde rahat hissetmezseniz dünya üzerinde de rahat hissedemezsiniz.
Bu kitap boyunca insanlığın geleceğinden bahsederken sık sık birinci ço­ ğul şahıs kullanıyorum. "Bizim" sorunlarımız hakkında "biz" ne yapmalıyız diye soruyorum. Ama belki de "biz" diye bir şey yok. Belki en büyük sorunumuz farklı kitleleri tamamen farklı geleceklerin bekliyor olması. Belki dünyanın neresinde yaşadığınıza bağlı olarak, çocuklarınıza ya bilgisayar kodu yazmayı ya da hızlı silah çekip düzgün ateş etmeyi öğretmelisiniz.
Sanayi Devrimi. Sanayileşmiş ekonomiler işçilerden oluşan halk kitlelerine gereksinim duyarken sanayileşmiş ordular da askerlerden oluşan kitlelere ihtiyaç duyuyordu. Hem demokrasiler hem de diktatörlükler kitlelerin sağlığı, eğitimi ve refahına büyük yatırımlar yaptı çünkü seri imalat bantlarında çalışacak milyonlarca sağlıklı işçi ve cephede savaşacak milyonlarca sadık asker gerekiyordu.