AYŞEGÜL ÇALIŞKAN

Her yıl milyonlarca gencin üniversitede ne okuyacağına karar vermesi gerekiyor. Bu son derece önemli ve çok zor bir karar. Her biri farklı menfaatler ve fikirler taşıyan anne babaların, arkadaşların ve öğretmenlerin baskısı altındasınız. Ayrıca başa çıkmanız gereken korkularınız ve hayalleriniz var. Kafanız Hollywood yapımı gişe filmleriyle, ucuz romanlarla ve alengirli reklam kampanyalarıyla karıştırılıyor. Farklı mesleklerde başarılı olmak için ne yapmak gerektiğini gerçekten bilmediğiniz, zayıf ve güçlü yanlarınız hakkında ille de gerçekçi bir imgeye sahip olmadığınız için akıllıca bir tercih yapmanız bilhassa zor.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Google'ın arama motoruna güvenir hale geldiğini düşünün. Artık bilgiyi aramıyoruz; Google'lıyoruz. Ve cevaplar için Google'a gitgide daha çok bel bağladığımızdan kendi kendimize bilgi edinme yetimiz azalıyor. "Hakikat" şimdiden, Google aramalarında en üstte çıkan sonuçlarla belirleniyor.ıı Aynı şey yol almak gibi fiziksel beceriler için de geçerli. İnsanlar Google' dan rotalarını çizmesini istiyor. Bir kavşağa geldiklerinde iç sesleri "sola dön" dese de Google Maps "sağa dön" diyor. İlkin sola dönüyor ve trafiğe yakalanıp önemli bir toplantıyı kaçırınca bir sonraki sefer Google'ı dinleyip sağa dönerek gidecekleri yere zamanında varıyorlar. Google'a güvenmeyi tecrübe ederek öğ­ reniyorlar. Bir iki sene geçince Google Maps'ın her dediğini körü körüne kabul ediyor ve akıllı telefonları çalışmadığında budala gibi ortada kalıyorlar.
Winston Churchill'in meşhur bir sözü var: Demokrasi, diğer tüm sistemleri saymazsak, dünyanın en kötü siyasi sistemidir. İnsanlar, doğru ya da yanlış, büyük veri algoritmaları konusunda da aynı sonuca varabilir, birçok aksaklıkları var ama daha iyi bir seçeneğimiz yok diyebilirler.
Ne de olsa artık iki muazzam devrimin eşiğindeyiz. Bir yandan biyologlar insan bedeninin ve bilhassa da beyinle insan duygularının gizemini deşifre ederken, öte yandan bilgisayar bilimiyle uğraşanlar bize eşi benzeri görülmemiş bir veri işleme gücü sağlıyor. Biyoteknoloji devrimi, bilişim teknolojileri devrimiyle birleştiğinde duygularımı gözlemleyip benden daha iyi anlayabilecek büyük veri algoritmaları ortaya çıkacak ve büyük ihtimalle otorite de insanlardan bilgisayarlara geçecek.
İnsanlar sistemin kendi aleyhlerinde kurulduğunu, devletin sadece ve sadece zenginlere hizmet ettiğini, kendileri ve çocukları için geleceğin çok daha kötü olacağını düşünürler. Homo sapiens tatmin olmak için yaratılmamış. İnsanların mutluluğu nesnel koşullardan ziyade beklentilerine bağlı. Beklentilerse koşullara göre şekillenme eğiliminde; buna başka insanların koşulları da dahil. İşler düzelince beklentiler de kabarıyor ve koşullar ciddi ölçüde düzelse bile memnuniyetsizliğimiz aynı şekilde devam edebiliyor. Evrensel temel desteğin amacı 2050' de sıradan insanların nesnel koşullarını düzeltmekse, başarı şansı var. Ama amaç insanları öznel olarak tatmin etmek ve toplumsal huzursuzluğu engellemekse muhtemelen .başarısız olur.