Sevgi yeryüzünü, gökyüzünü, tüm yaşamımızı anlamlı hale getirir. Sevdiklerimize özen göstermezsek işler bizim istediğimiz şekilde gitmeyebilir.
Yaptığımız hataları kullanabilmeyi öğrenmemiz gerekir.
Bize ait olan bir şey bize ait olduğu için kıymetlidir. O şey olduğu için değil.
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Nilüfer Yayınları · 2025279,8bin okunma
Kitabı okuduktan sonra her şey güllük gülistanlık olmayacak. Sadece bir bakış açısı katıyor. Örnekler vererek insan hayatına anlam katmaya çalışmış. Açıkçası tam istediğimi alamadım. Ya da benim psikolojim gerçekten bozuk :)
Kitap aslında şu temelde yazılmış:
ÿ"Bir insanın yaşama amacını elinden alırsanız, hayatın bir anlamı kalmaz.ÿ"
Yazar kısaca diyor ki kendinize bir hedef bir amaç belirleyin yoksa boşluğa düşersiniz..Günümüzün en büyük sorunlarından biri de bu değil mi zaten?
Can sıkıntısı. Her şey can sıkıntısından..Çünkü çok fazla düşünüyoruz...Cehalet mutlulukmuş gerçekten.
“birbirimize rastlamadan evvelki hayatımız sahiden birbirimizi aramaktan başka bir şey değilmiş... ne aradığımızı bilmeden aramak...” mantığın devre dışı kaldığı an bu olsa gerek
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019208,8bin okunma
“İnsanlar kendilerinden daha çok şey bilen birini çevrelerinde görmekten hoşlanmazlar. Sinirlenirler. Doğru konuşarak onları değiştiremezsin, kendileri öğrenmek istemelidir, onlar öğrenmek istemiyorlarsa bir şey yapamazsın, ya çeneni kapar ya da onlar gibi konuşursun.”
Kitap aslında bizlere çok şeyi sorgulatır nitelikte ancak benim sorguladığım en önemli şey;
hırs, intikam, kin gibi duygular gerçekten var olmalı mı? Eğer varsa da o duygular doğrulara
ne derece yönlendiriyor? Sizce de intikam hırsı ve kin bizi eritmiyor mu? Şimdi ne kaldı
Alamut Kalesi’nden geriye? Hasan Sabbah’tan ne kaldı ki?