EminEmrah

EminEmrah
@YoldaOlan
Yol uzun, hayat kısa ve öğrenilecek çok şey var. Ne okuduğuma bakıp niyet okumayın. Beni bilen bir tek Yaradan…
7/10
·160 syf.··
2026 4. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 23:50
Aslında Victoria, oldukça sade görünen bir aşk hikâyesi anlatıyor; ancak yazar bu sadeliğin içinde güçlü duygular saklamayı başarıyor. Roman, gurur ve sınıf farkının gölgesinde kalan iki gencin mutsuz aşkını konu alıyor. Hikâyeyi etkileyici kılan şey ise söylenenlerden çok söylenmeyenler. Karakterlerin iç dünyalarında yaşadıkları duygular, açıkça ifade edilmek yerine satır aralarına bırakılmış. Bana göre romanın en çarpıcı yanı Johannes’in karakteri. Fakir bir değirmencinin oğlu olarak büyüyen Johannes’in çocukluğundan beri içinde taşıdığı hayaller, olmak istediği kişi ve şatoda yaşayan Victoria’yı etkileyebilme arzusu hikâyeye derinlik katıyor. Victoria elbette önemli bir karakter; ancak Johannes’in umutları, hayal kırıklıkları ve kendi sınıfının sınırlarını aşma çabası romanın duygusal yükünü taşıyan asıl unsur gibi görünüyor. Eser boyunca karakterlerin birbirlerine söyleyemedikleri şeyler zaman zaman okuru geriyor. Bir noktada “Artık söylesene!” demekten kendinizi alamıyorsunuz. Fakat romanın temel gücü de tam burada yatıyor. Hikâye, iletişimsizliğin, gururun ve kaçırılmış fırsatların üzerine kurulmuş. Bu yüzden suskunluklar, anlatının ayrılmaz bir parçası hâline geliyor. Victoria, yazarın en ünlü eseri olan Açlık ile kıyaslandığında bazı okurlar için hayal kırıklığı yaratabilir. Çünkü Açlık çok daha yoğun, çarpıcı ve psikolojik derinliği yüksek bir romandır. Buna rağmen Victoria, kısa hacmi, akıcı dili ve evrensel konusu sayesinde okunmayı hak eden bir eser. Özellikle hüzünlü aşk hikâyelerini sevenler için etkileyici bir okuma deneyimi sunuyor.
VictoriaKnut Hamsun · Timaş Yayınları · 20241,558 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Sıradan sıradanlıktan nasıl çıkar ?
Sıradanı öyle bir anlatır ki, bütün parçaları mikroskopla inceler; iyi–kötü, doğru–yanlış yorumuna girmeden bize aktarır. Kitabı okurken kendimi bazen kahvelerde, meyhanelerden konu açıldığında Sadri Alışık filmlerinin içinde buluyorum. Bazen de hayal gücümde, sıradan insanların arasında dolaşıyor, sanki bir video çekiyormuşum gibi hissediyorum. Aslında Sait Faik Abasıyanık kitaplarını okurken kitabı değerlendirmiyorsunuz; doğrudan yazarı okuyorsunuz. Bana göre o, sıradanı sıradanlıktan çıkaran bir yazardır. İnsanı en yalın hâliyle, yargılamadan, kırmadan, dökmeden, incitmeden o kadar güzel anlatır ki okurken kendisinden bir yorum bile bulamazsınız. Bu kitap da dâhil olmak üzere bütün kitaplarında sanki yazar insanların arasına karışmış, bir video çekiyor ve bunu yazı yoluyla hepimize izletiyor. Bende uyandırdığı duygu tam olarak bu. Sait Faik Abasıyanık’ı hiç okumadıysanız, mutlaka herhangi bir kitabını alarak başlayabilirsiniz. Hepinize iyi okumalar dilerim
İnsan
ŞahmerdanSait Faik Abasıyanık · Türkiye İş Bankası Yayınları · 20222,422 okunma
Değer, ilke, norm ve davranış…
10/10
·208 syf.··
2026 1. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2026 23:54
Milyarlarca insan sabah uyandığı zaman ya da doğumdan ölüme kadar, ister bilsin ister bilmesin, bir değerin davranışını sergiler. Yazar bu kitapta aslında ilk başta bilimsel bir teori oluşturmuş ve onun içini doldurarak açıklamalara gitmiştir. Teori, değer, ilke ve norm kavramları üzerinde başlıyor. Sadettin Ökten’e göre bir medeniyetin inşasında ilk halka değerdir. Değer, insanın iyi–kötü, doğru–yanlış, anlamlı–anlamsız ayrımını yapmasını sağlayan temel ölçüttür. Ancak değer, tek başına hayata karışmaz; daha çok bir potansiyel, bir çekirdek gibidir. Bu çekirdekten ilke doğar. İlke, değerin önerme hâline gelmiş biçimidir. “Hayır bir değerdir” ifadesi soyut bir tespittir; fakat “İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır” dediğimizde bu değer artık ilke hâline gelmiştir. İlke, zaman ve mekân üstü bir rehberdir; genel geçerlidir. İlke ise hayatta norm olarak görünür. Norm, ilkenin belli bir coğrafyada, belli bir zamanda aldığı somut biçimdir. “Bunu yap, bunu yapma” diyen kurallar, yasalar ve âdetler normlardır. Böylece medeniyet şu silsileyle işler: değer, ilke, norm ve davranış. İşte bu modelde en önemli şey çelişkisizliktir. Değer ilkeye, ilke norma, davranış da norma aykırı olamaz. İnsan, hayvandan farklı olarak akıl, duygu ve hafıza ile donatılmıştır ve bunun yanına büyük bir nimet olarak irade verilmiştir. İrade, içimizde bulunan ve henüz potansiyel hâlde olan değeri hayata geçirir. Yani irade ile inandığın değeri yaşar ve temsil edersin. Aslında kitap, özet olarak dünyayı nefsi isteklerimiz için değil; Allah için ve Müslümanca değerlerimiz doğrultusunda tanımayı ve bu yönde yaşamayı anlatıyor. Bana göre İslami eserler veya İslam tarihi okumak isteyen bir insan, kafasında oluşturacağı sistemi ya da yol haritasını temel olarak bu kitapta
İslâm Medeniyeti
Medeniyet UfkuSadettin Ökten · Albaraka Yayınları · 202519 okunma
9/10
·311 syf.··
2025 7. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2025 20:49
Zor olanı kolaymış gibi gözüken aslında zor olan yöntemle herkesin de kendine göre hisse çıkarabileceği şekilde nasıl yazılır; güzel bir örnek. İlk kimin bulduğunu bilmiyorum ama fabl türü gerçekten çok zekice bir yöntem. İster yazılı ister hikaye şeklinde sözlü olsun, herkese nasibi oranında verebileceğiniz bir şeyler var. Kelîle ve Dimne okurken belki zorlanacağınız tek husus iç içe hikayelerin anlatılması olur ki , bu bile okurken sizi çok yormuyor. Günlük hayatımızda, dostlarımızla, arkadaşlarımızla ilişkilerimizde, kendi hal ve hareketlerimizi yönetmemizde, aklımızı kullanmamızda ve birçok noktada yol gösterici bir kitap. Birçok konuda akıl veren bu kitabın sonunu gerçekten güzel bitirmiş yazar. Yani; aklımızı, tecrübelerimizi, Allah’ın bize bahşettiği bütün nimetleri kullansak bile “kader ve kaza” ya iman ile teslim olmamız gerek. Yani tedbir kuldan takdir Allah’tan….
Kelîle ve DimneBeydeba · Büyüyenay Yayınları · 20227,7bin okunma
10/10
·221 syf.··
2025 6. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2025 06:33
Çağ gerçekten karanlık, Ordan oraya savruluyoruz. Kalbe dokunan gönül alan dinleyen yok. Hasılı kelam aramızda muhabbet yok. Peygamber Efendimiz (sav) in hayatını dinleyerek muhabbetle bir yudum çay ile dinlemek gerçekten ayrı bir haz ama hiç bir şey yapamasak bile hayatlarını okumak bile büyük bir keyif. Kitabı okurken Rahmetli Ömer Tuğrul İnançer sanki karşımdaymış gibi okudum. Gerçekten etkili güzel bir kitap. Herkesin okumasını tavsiye ederim ve İnşaAllah feyz almasını da…
Muhabbet Peygamberi Hz. Muhammed (sav)Ömer Tuğrul İnançer · Sufi Kitap Yayınları · 2015303 okunma