Allah'ın yarattıklarından kesilip onlardan müstağni oluverdin mi o esnada sana buyurur bir buyuran: "Allah seni merhameti ile kuşatsın, hevâyı alsın da atsın göğsünden." Hevândan da müstağni oluverdin mi seslenir sanki bir ses yeniden: "Allah'ın merhameti kendine yoldaş olan kişi... İraden çıksın gitsin içinden, arzuların da terk etsin seni." İrade denen bir şey kalmadığı zaman sende, duyulur içinde bir ses daha: "Allah'ın rahmetini azık edinen kişi... Diriltsin Allah seni. Hayy kılsın ebeden. Yok o ebedî hayattan sonra ölüm, ölüm yok ki bir daha."
Bir mü'min hayatının tamamında üç şeyden beri olamaz. Mü'min, yapılması zarurî görülüp emredilene uymalı, terki zarurî görülüp nehyedilenden kaçınmalı, kaderine de rıza göstermelidir. Mü'minin hali ancak bu üç menzilden birinde konaklar. İşte mü'min, o mü'mindir ki kalbini bu hallere rapteder, bu halleri kendi kendine hatırlatır da hatırlatır, bu haller ile alır bütün âzalarını zabt u rabt altına...