Damla

Damla
@YoungHova
"Can we change our futures? I... I don’t know. The only thing that I know for sure... Is that you are the best thing that’s ever happened to me. I miss you dreadfully."
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
Lisans
167 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
7/10
·344 syf.··
2026 19. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 23 Mart 2026 23:34
"Kalbimizin bazı parçalarını başkalarına ödünç vermez, onları feda ederiz. Bazı insanlar söz konusu olduğundaysa onlara verdiğimiz parçaların bir daha asla geri dönmeyeceğini biliriz." Uzun bir süredir alıp bir köşeye atmış olduğum, aylar sonra alıntıları hoşuma gittiği için alıp şuna bir bakayım diyerek başladığım bir romandı. Pişman mıyım? Hayır. Kolay ve hızlı okudum mu? Evet. Ama keşke daha önce okusaydım der miyim? Hayır. Baş karakter Adelaide hayatının yirmili yaşlarında Rory adında biriyle tanışıyor ve kızımız ilk görüşte aşk gibi bir durumun içindeyken zaman geçtikçe bu adına tam ilişki diyemedikleri durumun içinde tek başına çabalayan, tek başına seven, tek başına düşünen bir konuma düşüyor. Birçoğu tek başına bir şekilde olabilir ama bir ilişki tek birinin çabasıyla yürümez. Genel olarak kitap Adelaide'in bu ilişkideki duygu durumunu, anksiyetik bozukluğunu ve genellikle depresif durumlarını detaylı anlatıyor. Yaşanan dram aslında fena değil ama galiba dümdüz aşk ve dram kitaplarından biraz uzaklaştığım bir dönemdeyim. Hareket istiyorum. Kitap stabil ilerledi ama önce biraz karakterleri konuşup öyle genel fikirlerime devam etmek istiyorum. -SPOİLER- Adelaide, benim narin ballı çöreğim. Evet çok sevdin, sevdikçe kendinden verdin, evet karşındaki bok gibi bir insan ama sen ne olursa olsun önce kendini düşünmelisin. Adelaide kitapta Rory'e Nat konusunda her taviz verdiğinde ben burda kalp krizi geçirdim. Bu kadar saf olma kızım ya. Azıcık öz saygı ya. e sonucunda kızın bipolar çıkması beni hiç şaşırtmadı, psikolojik durumu bozuk bir gen havuzundan normal sağlıklı bir psikoloji çıkması mucize gibi bir şey zaten. Ama her şeyin sonucunda bir yerde baktığım zaman da aslında hepimiz bir dönem Adelaide oluyoruz. Gençliğin heyecanı ve
1000Kitap
AdelaideGenevieve Wheeler · Kairos Kitap · 20251,895 okunma
Reklam
On Üç'ü Bağlamak
9/10
·720 syf.··
2025 6. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2025 22:49
Sadece şunu belirtmek istiyorum. Allah hepinizin belasını versin ahahahahahaha Bunu özellikle de Shannon'ın babasına söylemek istiyorum. Neyse işin özü, uzun süredir inceleme yapmıyorum ve inceleme yapmama değecek bi kitap olduğunu düşündüğüm için az da olsa bir şeyler karalamak isterim. Kitabı önerilerde görüp aldıktan sonra 700 sayfa olması gözümü baya korkutmuştu bu yüzden uzun süre elime alamadım. En sonunda gecenin bir yarısı acaba neye başlasam diye bakarken, sadece ilk sayfasına bi bakayım diyip de bugüne kadar elimden bırakamadığım bir kitap oldu. Eğer benim gibi kitabın kalınlığından gözü korkan varsa hiç şüphe etmeden direkt başlasın. Çünkü kitabın dili aşırı akıcı. Yazar travma, anksiyete, korku, şiddet gibi ögeleri o kadar derinden işlemiş ki, bazı sahneleri elim kalbimde okudum. Yeri geldi kahkaha attım, yeri geldi gözlerim dolu dolu okudum. Ya artık aşk hikayelerinin o kadar hızlı gelişmesine çok alıştık ya da bu kitap bunu baya ağırdan alarak işlemiş, bilmiyorum. Sadece bazen birbirinize açılın artık diye bağırmamak için kendimi çok zor tuttum. İçerik detayına girip spoiler vermek istemiyorum ama yine söylüyorum allah Shannon'ın babasının belasını versin... Spoilersız bir şekilde ancak bu kadar konuşabilirim. İşin özü mutlakaaaa okuyun derim. Kafa boşaltmalık güzel bi romandı. Şimdi ben ikinciye uçar...
Edebiyat
On Üç’ü BağlamakChloe Walsh · Martı Yayınları · 20241,594 okunma
"Onu yüreğimde öldüreceğim, artık sevmeyerek..."
9/10
·184 syf.··
2023 14. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2023 01:03
Ah benim minik yaralı çocuğum Zeze. Keşke seni ben doğurmuş olsaydım da sevilmediğin bütün o günlerin acısını çıkarırcasına seni bağrıma basıp sevebilseydim. Yine ve yine, kitaplardan biri kalbimden bir parça götürdü. 5 yaşındaki oldukça zeki bir çocuğun dünyayı öğrenme, acıyla, heyecanla, yepyeni bilgilerin açlığıyla ve en önemlisiyse sevgiyle tanışmasının öyküsü bu. Doğduğun aileyi seçemezsin fakat hayat sana bazı güzellikler sunduğunda onu elinizde tutmak için gereken her şey yapmaya hazırsındır. Zeze, ona öğretilen her şeyi mükemmel bir hevesle alıp öğrenmeye ve bunu yaşamına yansıtmaya bayılan minik bir çocuk. Fakat bilmediği iki büyük şey var. Sevilmek ve birini kaybetmenin acısı. Bunu küçük yaşta hiç ummadığı biri tarafından keşfederek dünyaya baktığı perspektifinin nasil değiştiğini okuyoruz aslında. Kendi minicik fakat yüreği kocaman olan Zeze, özellikle kitabın sonlarına doğru beni çok etkiledi. Bu yüzden elimden bırakamadım. Kitabın etkisinden çıkmamsa bir günü buldu. Keşke bunları yaşamasaydı fakat dünya yeniliklerle doludur ve bunun ne yönlü olduğunu bazı durumlarda biz belirleyemeyiz. Minicik bir kalbe sığan büyük bir merhameti içinde barındıran Zeze'nin de yaşadıkları buna benzer aslında. Kötü giden olayların arasında elindeki minik mutluluklara tutunmaya çalışan bir çocuk yalnızca. Spoiler vermek istemiyorum, bu kitap kendine kitap okuyorum diyen herkesin okuması gerektiği bir kitap. Ben bu zamana kadar beklemiş olduğuma pişman oldum. Keşke daha önce okumuş olsaydım dedim. İsmi Zeze olan, minik bir çocuğun zihnen acı yollarla gelişmesini anlayan bir öykü. Tavsiye ediyorum, okuyunuz. Duymuş olsanız bile, acaba demeden alıp tereddütsüz başlayınız. Naçizane tavsiyemdir. Ben sevdim, şans verin derim.
Edebiyat
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2014275,1bin okunma
Kaç Bella, kaç. Kal Bella, kal.
10/10
·712 syf.··
Beğendi
·
2020 53. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2020 17:25
Ve aslan kuzuya aşık olur... Aslan ne kadar mazoşist bilemem fakat bildiğim tek bir şey var, o da aslanın aşkına aşık olduğum. Bu kitabı ikinci kez okuyorum. Ve ilkinde olduğu gibi bunda da iyi ki dedim. Klasik Alacakaranlık serisinin başlangıcını kızımızın gözünden okumak bir yana, oğlumuzun gözünden okumak bambaşka. Hislerini, içindeki yaşamla ölüm arasındaki yangınlarla dolu ikilemi, çaresizliğini, acısını ve en çok da sevgisini okuyucuya bu denli verebilecek nadir yazarlardan biriydi Stephenie Meyer. Yine yanıltmıyor, okuduğum birçok kitabı gibi bu kitapta da her şeyi cam gibi berrak yazıyor. Her zaman en sevdiğim yazarlardan biri olacak ve Gece Yarısı Güneşi'nin yeri de onunla birlikte her zaman üstlerde olacak. Bunu kitabı ikinci kez okuduğumda bir kez daha anlamış oldum. 2020'de kitap çıkar çıkmaz aldığımı çok net hatırlıyorum. Hiçbir satırını atlamadan birkaç günde nasıl su gibi okuduğumu da. Aradan 3 yıl geçmiş olsa da etkisi yine aynı oldu. Hatta değişen fikirlerimle ve yaşadıklarımla birlikte belki de Edward'ı bu sefer çok daha iyi anladım. Bir şeyin doğru olduğunu bilmek ile doğru hissettirmemesi arasındaki ince çizginin ne demek olduğunu çok iyi bilirim. Edward'ın Bella için attığı her adım kalbimi ısıttı. Ona olan koruma içgüdüsü ile aslında korunması gereken tek şeyin yine kendisi olduğu gerçeğinin farkında olması onun içinde nasıl bir ikilem yarattı bunu iliklerime kadar hissettim. Benim donmuş kalbi sevgisinin acısıyla kavrulan güzel oğlum. Seni çok iyi anladım. Ayrıca Hades ve Persephone göndermesini her gördüğüm yerde aklım başımdan gitti. Böyle ufak dokunuşların hastasıyım. Edward'ın yaşadığı yaşamı yeraltı dünyasına ve kendini de Hades'e benzetmesi, Bella'yı Persephone olarak görerek onu mahrum bırakabileceği güzellikler için
Edebiyat
Gece Yarısı GüneşiStephenie Meyer · Epsilon Yayınları · 20202,664 okunma
9/10
·314 syf.··
2022 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Kasım 2022 21:09
Kitap bitti ama kendimi allak bullak hissediyorum. Kelimenin tam anlamıyla, allak bullak. Yazarı zaten severim, birkaç tane kitabını okudum hoşuma gitti ama Verity hakkında gördüğüm yorumlar, okuduğum incelemeler daha kitabı okumaya başlamadan beni heyecanlandırdı. Geç de olsa okuma fırsatı buldum ve asla pişman değilim. Normalde Colleen Hoover aşk temasının arkasında travmatik yan olaylar işlemeyi sever. Karakterleri şimdiki zamana gelene kadar mutlaka bir şeyler yaşamış olur. Bunda da buna yakın bir tema vardı ama bu sefer travmatik yan olay vermenin yanı sıra bize travmanın kendisini de vermiş oldu. Gerilim türü okuyan bir insan değilim, bu zamana kadar sadece Becca Fitzpatrick okudum ve evet, o kadının okurken okuyucuyu gerdiğini düşünürdüm. Ama fikrim Verty'i okurken fazlasıyla değişti çünkü bazı sayfaları elim kalbimde okudum ve durup derin nefesler aldığımı fark ettim. Tavsiyemdir, kitabı okuyunuz. Bu tarzı seven sevmeyen için kitabın içindeki ters köşeler sizin adınıza iyi bir deneyim olacaktır. Kitabın içeriği hakkında kitabın açıklamasında yeteri kadar yazı mevcut. Fazlasını öğrenmek istemeyin, spoiler almayın, ben her ne kadar spoiler sevsem de hiçbir koşulda kitap hakkında bilgim olmadan, özellikle de spoiler almadan bu kitabı okudum ve şu an içinde olduğum hislerden çok memnunum. Etkileyici bir kitap, fikirler ürettiğiniz ama yazarın bu fikirleri teker teker çürüttüğü bir roman. Okuyun, okutturun.
Edebiyat
VerityColleen Hoover · Independently Published · 20186,9bin okunma
Reklam