Goethe'nin bu kitabı çok kısa sürede ve 25 yaşında yazmış olması beni gerçekten çok şaşırtıyor. Kitabı okurken neredeyse her cümlenin altını çizdim, alıntı paylaştım.
Werther imkansız sevgisini ve bununla gelişen bunalımını, hüznünü o kadar güzel bir dille dışa vurmuş ki insan kesinlikle kendinden bir şeyler buluyor, hatta bazı duygularımızı ifade edemediğimiz ama okuduğumuz cümle ile evet yaşadığım duygu bu şekilde dile getirilebilir diyebildiğim çok yer oldu. Dönemindeki intiharlar yüzünden yasaklanan bu kitabı okurken insanların neden intihara kalkıştığını anlayabilirsiniz.
İyi okumalar...
Aslında okumak için geç kaldığım bir kitaptı. Yakın bir arkadaşım sayesinde okumuş oldum.
Kitabın dili sade ve anlaşılırdı, sürükleyici olduğu için hiç sıkılmadan ilerledim. İstediğim gibi bir son olmasa da yine de güzel bir bitiş sayılabilir.
Kitap, gazeteci bir kadının çözmek için üzerinde durduğu bir olayı anlatıyor. Yıllar önce genç bir kadının 3 yaşındaki oğlu kayboluyor, trajik aşk hayatı da cabası. Genç kadın oğlunu bulmak için her şeyi yapıyor ama sonunda umudunu yitirip hayatına son veriyor.
Oğlunun ondan kaçırılması, sevdiği adamın başkasıyla evlenmesi gerçekten hayatını yıkıcı hale getiriyor.
Sonundan bahsetmeyeceğim ama çok duygusallaşacağınız, ağlayabileceğiniz bir kitap.
Sonu çok hoşuma gitmese de, biraz ters köşe de olsa yine de okunabilir.
Keyifli okumalarr
"Bu dünyaya, yemeğin pişmesini, bebeğin doğmasını, çamaşırların kurumasını beklerken, çamaşırların kuruduğunu, yemeğin piştiğini ve bebeğin doğduğunu yazan bir kadının gelmesini diliyorum. Ayrıca bunları yaparken aklına mukayyet olmasını istiyorum. Ayrıca bebeğe de iyi bakmasını diliyorum. Sıkıntılardan bir ev kurup ayakta tutmasını istiyorum. Bir gün bu olacak. Kül tablasına attığım sakız yanıyor ve cızırdıyor. Sanırım burada her iyi şair gibi sigaramı söndürmem gerek."
Kitapları ayrı, kendi ayrı, düşünceleri ayrı güzel kadın
Keşke daha fazla yazabilseydi...
Bana şiiri sevdiren kadın
Unutmayacağız❤