Saatlerce düşünüyor, ölçüp biçiyordum. Kitap okumayı bile bırakmıştım, çünkü düşüncelerimin üzerinde yoğunlaşmak istiyordum ve bir an önce cesaretimi toplayıp, harekete geçmem gerektiğine inanıyordum. Kimi zaman da fazla kendini beğenmiş gibi davrandığımı düşünüyordum. Ben kim oluyordum da ailemden ya da arkadaşlarımdan farklı bir hayat yaşamayı amaçlıyordum? Belki de hiçbir şeyden tatmin olmayı bilmeyen, şımarık adamın tekiydim. Herhangi bir değişiklikle ilgili atılımım, sanki kafama imkansız bir düşünceyi sokmuşum gibi, bir sürü insan tarafından, özellikle de babam tarafından engelleniyordu.
Öyle Uzaktan Seviyorum Seni
Uzaktan seviyorum seni!
Kokunu alamadan,
Boynuna sarılamadan.
Yüzüne dokunamadan.
Sadece seviyorum!
Öyle uzaktan seviyorum seni!
Elini tutmadan.
Yüreğine dokunmadan.
Gözlerinde dalıp dalıp gitmeden.
Şu üç günlük sevdalara inat,
Serserice değil adam gibi seviyorum.
Öyle uzaktan seviyorum seni,
Yanaklarına sızan iki damla yaşını silmeden.
En çılgın kahkahalarına ortak olmadan.
En sevdiğin şarkıyı beraber mırıldanmadan.
Öyle uzaktan seviyorum seni!
Kırmadan,
Dökmeden,
Parçalamadan,
Üzmeden,
Ağlatmadan uzaktan seviyorum.
Öyle uzaktan seviyorum seni;
Sana söylemek istediğim her kelimeyi,
Dilimde parçalayarak seviyorum.
Damla damla dökülürken kelimelerim,
Masum beyaz bir kağıtta seviyorum.