Ebelerin, inanca göre yeni doğan kadının ciğerini çalıp onu öldürmeye çalışan albastı veya kara albastıyı kovduğu, çocuğu bazı ruhsal hastalıklardan koruduğu bilinir. Nitekim bazı görüşlere göre ebenin doğan kadınla aynı evde bir veya kaç gün yatması albastıyı loğusaya yaklaştırmamak içindir.
Falcı, büyücü, ebeci, otacı ile karıştırmamak lazımdır. Aynı şekilde falcılar, büyücüler, ebeciler, otacılar, görücüler de şaman değildir. Türk toplumunda bunların her birinin durum ve statüleri ontolojiktir.
Orta Asya'da İslamiyet'in bünyesinde kalmaya devam eden şamanlık kurumu, Azerybaycan ve Anadolu'da ''kadın evliyalar'' şeklinde Orta Asya kadın şamanlarının geçişi tamamlamış zümresi olarak değerlendirilebilir.
Orta Asya özellikle Özbek, Karakalpak, Kazak ve Kırgız kadın şamanlarının Hz. Fatma'yı kendilerine koruyucu seçmeleri, merasime başlamadan beslemele getirmeleri, evliyaların adları şaman ruhlarıyla birlikte zikretmeleri bu kurumun değişim yaşadığını kanıtlayacak verilerden çok azıdır. Kazak ve Kırgız bakşıları şamanlık inancının birtakım unsurlarını İslam dinin içine sokmakla adeta yeni bir süreç başlatmış gibidir.